Burayı tıklayın Japonya Bülteni posta kutunuza gelsin (üyelik bilgileri gizlidir, umuma açık edilmez) Not: En son paragraf ve fotoğraf 10 Ocak 2014 tarihinde eklenmiştir 28 Aralık tarihindeki yazımda “yeni yılda küçük bir heyecan” başlığı altında Korsan adlı üç perdelik bale gösterisinden şöyle bahsetmiştim: … Stage You stüdyosu “Le Corsaire” (Korsan) balesini icra edecek. Bu oyunda Kaan da şehzade rolünde.…
Japonya Hakkında; Haber-Yorum-Analiz-Anlatı
From Denemeler
Seks düşkünü bir adam nasıl ehlileşti ve aile babası oldu
Burayı tıklayın Japonya Bülteni dogrudan posta kutunuza gelsin Bir arkadaşım var. Adına Ferdi diyelim. Orhan da olabilirdi, Vikram da. Şimdi evli, iki çocuklu, karısından çekinen mazbut ve örnek bir aile babası. Ayrıca büyük ve meşhur bir şirkette başarılı üst düzey yönetici görevi var. Ama 8 yıl öncesine kadar düzenli işi olmayan, arkadaşlarının evinde kalan, sürekli kadın peşinde…
Cinayete kurban giden genç turist kızın sessiz çığlığı
Burayı tıklayın Japonya Bülteni dogrudan posta kutunuza gelsin Kapadokya’da vahşice öldürüldükten sonra bir de tecavüz edilen 22 yaşındaki genç kızın dramı herkesi derinden etkiledi. Türkiye’de buna benzer trajik olayların olduğunu zaman zaman duyuyoruz. Sadece saldırı veya ırza geçme vakaları değil; kıskanç sevgili veya öfkeli kocalar tarafından taciz edilen, katledilen kadınlar da var. Ortalama sosyal ve kültür yapımız kadının hapsedilmesi ve katledilmesini meşrulaştırabildiği için bu olaylar bazen haber bile olmuyor. Japon kültürü ve toplumu da erkek egemen. Fırsat eşitliği söz konusu olunca kadınların gelebileceği yerler sınırlı. Japon kadının yeri ve rolü belli, ve bu rolün ötesinde kadının adı yok, ama bu şekilde…
Japonya’nın şok olimpiyat stratejisi
Burayı tıklayın Japonya Bülteni dogrudan posta kutunuza gelsin Not: Aşağıda yazılanlar benim analizim ve yorumumdur. Tokyo’nun 2020 olimpiyatlarına ev sahibi seçilmesi Japonlar’ı çok sevindirdi. Yeni bir Japonya bulmuş kadar mutlu oldular. Herkesin gözünün içi gülüyor. İnsanların konuşma biçimi, sokakta yürüyüşü değişti. Gerçekten çok istemişler ve belli ki İstanbul’un kazanma olasılığı bir hayli endişelendirmiş. Japonya baştan beri rakibin Istanbul da olabileceği bilinci ile hazırlanmış. Türkiye’nin eksiklerini, yumuşak karnını iyi analiz etmişler ona göre strateji geliştirmişler. Mesela doping konusu. İlk defa ve çok net olarak Buenos Aires’deki finalde tüm dünyaya 1912 Stokholm’de düzenlenen olimpiyatlarından bu yana müsabakalara katılırız, hiç bir sporcumuz doping…
Bakış açısı-1
Tokyo’daki profesyonel yaşamıma Japon finans sektöründe başladım. Japonya’da genelde işe yeni başlayan genç ve bekar elemanlar çalıştıkları şirketin yurdunda kalırlar. Ben de kendi apartmanıma geçene kadar öyle yaptım. Yurt yaşamı şirket ve ekip kültürünün elemanlara benimsetilmesi için önemli bir araçtır. Ayrıca büyük firmalarda farklı birimlerdeki çalışanların birbirleri ile tanışmasına ve kaynaşmasına olanak sağlıyor. Japonya başbakanı Abe veya Tokyo belediyesi temizlik elemanı farketmez, herkes genç ve tazeyken aynı yoldan geçiyor. Tokyo’da kaldığım ilk tesis, 4 kişinin bir arada yaşadığı odaların çoğunlukta olduğu bir yurttu. Bana tahsis edilen bina aslında başka bir mahalledeydi ama oradaki odam henüz hazır olmadığı için ilk bir-iki…
2020 olimpiyatları evini arıyor
Burayı tıklayın Japonya Bülteni dogrudan posta kutunuza gelsin Son iki, üç gündür Japonya Bülteni’ne yazdığım 2020 olimpiyat yazıları ortalamanın üzerinde okunuyor. İnsanlar “2020 olimpiyat bahis oranları” diye arıyarak buluyorlar. Sonuçların açıklanmasına üç gün kala konuya yoğun bir ilgi var. Aniden, yumurta kapıya gelince cinsinden bir merak patlaması durumu bu. Japonya’daki vaziyet de farklı değil. Bir haftadır televizyonlar neredeyse sabahtan akşama kadar olimpiyat olasılıklarından, bahislerden bahsediyorlar. Gazeteler de yazıyordur herhalde. Metroda, yollarda, sağda solda “Bu Cumartesi Açıklanıyor” afişleri her yerde. Bir zafer beklentisi var. Londra bahislerinde Tokyo açık farkla önde gidiyor. Istanbul sonuncu. Üstelik İstanbul’a konan bahislerin toplam bahisler arasındaki payı %21’ye…
Bir Japonya-Türkiye dolunay hikayesi
Dolunayın insanları etkilediğine, değiştirdiğine inanılır. Beni değiştiriyor. Normal zamanlardaki ben ile zıt bir insana çeviriyor. Dinginleşiyor, daha romantik oluyorum. Astrolojide burç yorumlamalarında da önemli bir unsurdur dolunay. Efsanelere sahne olmuştur. Kurt Adam dolunayda geçer. Bazı insanlar bu nedenle tedirgin olurlar dolunay zamanlarında. Türk mitolojisinde de önemli bir yeri var. Bozkurt’un asaleti dolunayda belli olur. Bazılarını ise hülya alemine götürür. Deniz ve mehtap, yani ay ışığı, dolunayda en güzeldir. Romantiktir. Ben dolunayın bu yanını severim. Herkesin dolunay ile ilgili bir hikayesi olduğunu sanıyorum. Deniz kıyısında, dağ başında, belki de şehrin bir köşesinde. Dolunay kendine baktırmayı bilir, kıskançtır. Benim de bir hikayem…
Ankara’dan İzmir’e giden yataklı tren
Bayram tatilimin öncesi ve sonrası Türkiye’deyim. İlk hafta Ankara’daydık. Sonrasında yataklı tren ile yapılan nostaljik bir yolculukla İzmir’e geçtik. Demir tekerleklerin raylarda çıkardığı yankılı seslere, makas değiştirirken oluşan sarsıntılı gürültülere, ve hemzemin geçit çan-çanlarına olan tutukumun kökü çocukluğumdaki bayramlarda ailecek Karşıkayaka’ya yaptığımız tıngır mıngır tren seyahatlerine kadar gider. Eski trene tenzil-i rütbe İzmir Mavi Treni’nin tarifeli seferi 15 saat sürüyor. Kalkış saatinden yirmi dakika önce gara geliyoruz. Yataklı trenler eskiden Birinci Yol’dan kalkardı. Şimdi 4. Yol’a alınmışlar. Ankara Garı girişindeki birinci peronda yolcularını bekleyen yeni ve azameti Hızlı Trenin yanından geçerken Woody ve Buzz çocuk filminden bir dekorun içindeymişim gibi hissediyorum kendimi. Pırıltılı ve…
İstanbul’dan çıkıp Japonya’yı fetheden bir dünya markası: Saba-Sando
Saba Sando=Uskumrulu Sandviç. Yani, bildiğimiz balık ekmek. Eskiden Haliç girişi iki yakada balıkçılar sandallarından satarlardı. Şimdi çoğunlukla turistikleşmiş ve hayli kalabalık Eminönü tarafında pazarlanıyor. Karaköy yakası daha sakin ama burada balık ekmek karada yapılıyor, denize bakarak yiyorsunuz. Kayıklar da artık cılız sandal değiller saltanat kayığı gibiler. Japonlar Türk mutfağını iki ayrı sınıfa ayırır: fiyatı yüksek menüsü ağır ve zengin Osmanlı ve klasik Türk mutfağı “A-Sınıfı”dır, günlük tüketilen ve yerel kültüre mal olmuş menülere de “B-sınıfı” derler. Bazı seyahat yazarları tarafından balık ekmek bu B-Sınıfı Türk mutfağının kralı olarak tanımlanıyor. Yolculuk rehberi olarak yazılmış kitaplarda mutlaka var. Internet üzerinde basit bir aramada ise…
Ortadoğu’da havaalanı savaşları
Japon Nikkei gazetesi Türkiye, Birleşik Arap Emirliği ve Katar’ın hava taşımacılığında Ortadoğu bağlantı noktası(hub) olmak için kıyasıya bir rekabet içinde olduğunu yazdı. Bu amaçla üç ülkenin de yeni alan inşaatlarına start verdiğine dikkat çekti. Ortadoğu’nun şöyle bir özelliği var: Asya ve Afrika arasında sıkışmış, Avrupa’ya Türkiye kanalı ile açılıyor. Dünya ekonomisinin ağırlık merkezi son 10 yıldır istikrarlı bir şekilde Asya’ya kayıyor. Avrupa-ABD merkezli eski dünya ekonomik düzeninde Londra ve Paris önemli transit merkezleri olarak geliştiler. Ama 10 yıl sonraki dünyada hava taşımacılığının merkezi olamazlar. Ağırlık doğuya kayacaktır. Ortadoğu’daki havaalanı savaşlarının arkasındaki neden bu. İstanbul’dan havayolu ile 5 saat içinde 66 ülkeye…
Tokyo yükseliyor, İstanbul düşüşte
Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) 2020 Olimpiyatlarına ev sahipliği yapacak şehri 44 gün sonra açıklayacak. İstanbul aday. Rakipleri Tokyo ve Madrid. Tokyo’nun kazanacağına neredeyse kesin gözüyle bakılıyor. Üç ay önce İstanbul bu yarışta ciddi bir aktör gibiydi. İddialı bir plan iyi bir organizasyon ile birleştirilmişti. Kampanyanın arkasında hem siyasi hem de halk desteği vardı. IOC heyeti şehrimizi ziyaret etmiş, İstanbul bu sınavdan parlayarak çıkmıştı. Öyle ki, yarışı önde götürmesine rağmen sinirleri bozulan Tokyo Valisi kendini tutamamış Türkleri (ve Müslümanları) aşağılayan sözler söylemişti. Daha sonra özür diledi ama IOC tarafından da kınandı. >>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>> Tokyo IOC tarafından uyarıldıktan sonra yazdığım yazı için burayı tıklayın <<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<< Nisan…
Uluslararası Olimpiyat Komitesinden Tokyo’ya uyarı
Son Güncelleme (30 Nisan) — Tokyo valisinden 108 derecelik çark, “hata ettim özür dilerim” (en son paragrafta) Japon Nikkei gazetesinin Kyodo haber ajansına dayanarak verdiği habere göre Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) Japonya’yı üstü kapalı bir şekilde uyardı. Tokyo belediye başkanı Naoki İnose New York Times gazetesine verdiği mülakatta Türkiye ve İstanbul için nezaket sınırlarını zorlayan ve hakaret içeriği de taşıyan sözler sarfetmişti. IOC, mülakatın içeriği tam anlaşılmasa da aday kent yöneticilerini seçim süreci boyunca kurallara uymaya davet ederek üstü kapalı şekilde Inose’yi kınadı. İnose sözlerinin yanlış tercüme edildiğini ve çarpıtılarak verildiğini ileri sürerek suçu New York Times gazetesine attı. >>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>…
1000 kişiyle beraber onbir kilometre
Sankei gazetesi bir organizasyon yapmış, 1000 kişi bir araya gelip 6 Nisan günü Tokyo’nun Meji bahçelerinden Odaiba kompleksine kadar olan 11 kilometrelik parukuru sakura çiçeklerinin tadına vararak yürüyecekti. Biz de ailecek katıldık ama bu sene sakuralar erken açtığından görülecek pek bir şey beklemiyorduk. Hava durumu sabah için açık, öğleden sonra yağışlı diyordu. Saat 10:00 da buluşma…
Kırık bozuk başlayıp biraz düzgün biten bir Pazar günü
Bu bir Pazar günü yazısıdır. Biraz hafif, ama çokça kişisel… İşler iyi gitmiyor Bugünlük bir şey değil bu. Önce başımıza bir felaket geldi. Kader. Karşısında durulmuyor. Ama sonrasında aksilikler, sıkıntılar, hala devam ediyor. 6 aydır böyle. Neyse işin o kısmına burada ara veriyorum. Bu bir dönem. Öyle ya da böyle geçecek herhalde. Umarım fazla zarar vermeden…
Erikleri çicek açtı Japonya’nın
Japonya’da erik ağaçları, Japoncası “ume”, erken çiçek verir. Şubat ayında ume festivalleri yapılır. Bunlardan bir tanesi de Tokyo’da, Setagaya belediyesi sınırları içindeki Umegaoka adı verilen semtte düzenlenir. Japonya’nın simgesi haline gelen Sakura (kiraz)dan önce çiçeklenir erikler. Havaya ile suya düşen cemre gibidirler. Baharın gelmekte olduğunu haber verirler. Ama hava hala soğuktur. Hafta sonu Cumartesi günü…
Tokyo yakınlarında sır kalmış bir kıyı kasabası: Hayama
Cumartesi günü kendimi Hayama kasabasına attım. Hayama, Japonya’nın sır kalabilmiş köşelerinden birisidir. Duyulmuştur ama fazla bilinmez. Çok giden de olmaz. Fırsat buldukça hafta sonları veya tatillerde kafa dinlemeye, enerji depolamaya gelirim buraya. Denizi özlemişim. Yer yer turkuaza çalan mavi rengini, yosun kokusunu, rüzgarını, ve dalgaların sesini. Hava soğuktu ama güneş yakıyordu. Dünyanın en büyük metropolünün…
Sumo başpehlivanı(Yokozuna) Harumafuji Sonunu düşünen güreş tutamaz dedi
Japonya’da toplumsal bir sorun haline gelen okulda dayak konusunda da ebeveynlere seslendi,”çocuklarınıza sahip çıkın, onları ezdirmeyin”. Harumafuji Moğol uyruklu. Sumo tarihindeki 70inci Yokozuna. 28 yaşında. Bu rütbeye geçen yıl layık görüldü. Beş yıldır kimse Yokozuna olamıyordu. “Yokozuna“, bir anlamda “başpehlivan” demek. Japonların ata sporu Sumo güreşinde gelinebilecek en üst mertebe. Yokozuna olabilmek için sadece müsabaka kazanmak yeterli…
Siteyi yeniledik
Tokyo, 1 Şubat 2013 Sitede bazı değişiklikler var. Sol taraftaki kutuda Japon ve dış basında çıkan haberlerden seçtiklerimi bulacaksınız. “Linkler/haberler” altındaki “Haberler Arşivi” ile geçmiş günlerin haberlerine ulaşılınabilir. Haftanın fotoğraflarını ayrı bir menü olarak yukarıya ekledim. Haber güncellemeleri hariç blogda yeni yazı çıktığı zaman üyeleri email ile bilgilendirilmeye devam ediyoruz. Okuduğunuz “Editörden” köşesi yeni. Prensipte her gün güncellenecek. Okuyucunun dikkatini çekmek istediğim konuları bulacaksınız. Yerine göre güncel hale gelen eski yazılara, başka bloglara veya sitelere de yönledirme de olacak. Eski sayılara “Haberler Arşivinden” ulaşabileceksiniz. Japonya Bülteni’ni takip edin veya “bookmark”layın. Beklentilerinizi üstteki “İletişim” bağlantısından göndermeyi unutmayın. Soredewa, you ichinichi o,
Originally posted on İnsanlık Hâlİ:
Defne Hoca Derste! Anlayacağınız daha ilk günden yogayı çok sevdim. Ne yalan söyleyeyim, başlarda algıyı değiştirip bizi başka alemlere taşıyan uyuşturucu/uyarıcılar gibi görüyordum yogayı. Kafasını seviyordum yani. Gevşeme pozisyonunda yatarken gözlerimin önünde renkli ışıklar patlıyor, bedenim arı kovanı gibi titreşiyor, bağdaş kurup oturduğumuzda birbiri ardına kehanetler yağıyor, hafızamın en tozlu köşelerine saklanmış anılarım canlanıyordu. Yogadan sonra yüreğim bir hafiflemiş, olaylara bakışımda hafif bir sapma olmuştu. Öyle her hayal kırıklığında kendimi mağdur kişi olarak kurgulamıyordum mesela, varsa bir sorun, yarısı benden kaynaklanıyordur filan diye düşünmeye –hafiften- başlamıştım. En benden uzakmış gibi görünen anlaşmazlıklarda bile.…
Köprü
Olimpiyat Oyunları’na yirmi yıldır talibiz. 2000 yılındakinin İstanbul’da olmasını çok istemiştik. Yüzyılın dönümünde Asya ve Avrupa kıtalarının birleştiği medeniyetlerin köprüsü Türkiye’den daha anlamlı bir ev sahibi olmaz diye düşünüyorduk. Oluyormuş. Milenyum olimpiyatları dünyanın öbür ucundaki Avusturalya’da organize edildi. Onlarca saat süren uçak yolculuklarında hareketsiz kalmanın yol açtığı “Ekonomi Sınıfı Sendromu” hastalığının ne derecede ciddi ve ölümcül olduğundan bu sayede haberimiz oldu. Neredeyse telef oluyordu sporcular. Bir sonraki 2004 olimpiyatları, borçlarını ödeyemediği için tüm vergi gelirlerine el koyulma aşmasına gelen ve Avrupa Birliği mali krizini de tetikleyen komşumuz Yunanistan’ın başkenti Atina’da yapıldı. Söylentiye göre açılıştan bir gün önce bile tamamlanmamış bir sürü inşaat…





