Japon Nikkei gazetesi Türkiye, Birleşik Arap Emirliği ve Katar’ın hava taşımacılığında Ortadoğu bağlantı noktası(hub) olmak için kıyasıya bir rekabet içinde olduğunu yazdı. Bu amaçla üç ülkenin de yeni alan inşaatlarına start verdiğine dikkat çekti.
Ortadoğu’nun şöyle bir özelliği var: Asya ve Afrika arasında sıkışmış, Avrupa’ya Türkiye kanalı ile açılıyor.
Dünya ekonomisinin ağırlık merkezi son on yıldır istikrarlı bir şekilde Asya’ya kayıyor. Avrupa-ABD merkezli eski dünya ekonomik düzeninde Londra ve Paris önemli transit merkezleri olarak geliştiler.
Ama on yıl sonraki dünyada hava taşımacılığının merkezi olamazlar. Ağırlık doğuya kayacaktır. Ortadoğu’daki havaalanı savaşlarının arkasındaki neden bu.
İstanbul’dan havayolu ile beş saat içinde altmış altı ülkeye gidiliyor
İstanbul bu coğrafi avantajını ve altyapısını kullanmak istiyor. Bu nedenle yeni havalimanına start verildi. İki bin on sekiz yılından itibaren kademeli olarak devreye alınacak bittiği zaman yıllık yüz elli milyon yolcu bu havaalanını kullanabilecek.
Mevcut Atatürk Havalimanı geçen sene iç hat ve dış hat yolcu sayısında yüzde yirmi büyümüş ve toplamda yaklaşık kırk beş milyon kişiyi ağırlamış. Bu yıl Haziran itibarı ile toplamda yirmi dört milyon dört yüz bin yolcu kullanmış. Geçen yıla göre yüzde on sekiz artış var. AEA (Association of European Airlines) rakamlarına göre Türkiye’deki hava trafiği Ocak’da yüzde on üç, Şubat’da yüzde yirmi, Mart’da yüzde on sekiz nokta dokuz, Nisan’da yüzde on iki nokta dört, Mayısa’da da yüzde on sekiz nokta üç büyümüştü. Haziran ayında yüzde on dört nokta dört arttı. Gezi olayları turizmi de etkilememiş gibi çünkü havaalanlarını kullanan uluslararası yolcu sayısında da yüzde on artış var.
Dubai yedi milyar sekiz yüz milyon Dolar harcayarak mevcut tesislerini genişletiyor. İki bin on sekiz yılına kadar doksan milyon yolcu kullanabilir hale gelecek. İki bin yirmili yıllarda yılda yüz altmış milyon milyon yolcu kapasitesine hedefliyor. Emirlik bu stratejik sektörü büyüme politikalarının motoru görüyor.
Abu Dabi havaalanının kapasitesi ise İki bin on yedi yılında kırk milyon yolcuya çıkacak. Katar dokuz milyar dolarlık yatırımla İki bin on beş elli milyonluk kapasiteye ulaşmak istiyor.
Bugünkü Hürriyet’te de haberi vardı. Gezi olaylarının rağmen Turizm büyüdü diye. Istanbul Atatürk Havalimanı bu büyümeyi yeni havaalanı bitmeden nasıl kaldıracak merak ediyorum. Sıkışıklıktan uçuşlar sürekli rötar yapacaktır. AEA İki bin yirmi yılında Avrupa’daki havalimanlarının kalabalıktan tıkanacağını öngörüyor.![]()
Japonya’dan uçuşlar artıyor
Türk Hava Yolları’nın Tokyo’dan olan uçuşları Kasım ayından itibaren günde iki sefere çıkarılıyor. Ayrıca Japon ANA gelecek yıl Narita-Istanbul seferi koymayı planlıyor. Halen yılda yüz on bin Japon turisti ağırlıyoruz. İki yıl sonra bu sayı üç katına çıkabilir. İyi de olur.
Japonlar seyahat etmeyi seviyorlar. Yen hala yabancı paralar karşısında güçlü, yurtdışı seyahatleri cazip. Ama bu trend yurt içi turizmi baltalıyor. Özellikle yerel turizme bel bağlamış pek çok bölge bu nedenle ekonomik zorluk içinde.
İşte bu yüzden bazen yerel tanıtım büroları başkent Tokyo’ya gelip bölgelerini tanıtıyorlar. Bugün de birden bire karşıma Akita bölgesinin turizm bürosu çıktı. Yerel kıyafetleri ile yoldan geçenleri beldelerine seyahat etmeye teşvik ediyorlardı.
Akita’ya gidermiyim bilemem ama bir fotoğraf çektirdim. Hem de “palalı”


Yorum bırakın