Tokyo yakınlarında sır kalmış bir kıyı kasabası: Hayama

Cumartesi günü kendimi Hayama kasabasına attım.

Hayama, Japonya’nın sır kalabilmiş köşelerinden birisidir. Duyulmuştur ama fazla bilinmez. Çok giden de olmaz.

Fırsat buldukça hafta sonları veya tatillerde kafa dinlemeye, enerji depolamaya gelirim buraya.

Denizi özlemişim. Yer yer turkuaza çalan mavi rengini, yosun kokusunu, rüzgarını, ve dalgaların sesini.

Hava soğuktu ama güneş yakıyordu.

DSC_0090

Dünyanın en büyük metropolünün hemen yanı

Tokyo, çevre köy ve kasabaları ile beraber 35 milyonluk bir metropol (İngilizce bilgiye buradan ulaşabilirsiniz). Hayama, Kanagawa sınırları içinde. Tokyo’ya 55 km uzaklıkta bir sayfiye yeri.

Hemen yanıbaşındaki Zuşi, Misaki yaz aylarında dolar taşar. Hele Kamakura ve Enoşima’da iğne atılsa yere düşmez türü bir kalabalık vardır.

Hayama ise sakindir. Tren istasyonu yok, otel pek bulunmaz. İmparatorun yazlığı da buradadır.

Belki de bu nedenlerle insan istilasına uğramıyor.

Ya araba ile geleceksiniz, veya Zuşi’ye kadar trenle seyahat edip sonra otobüs veya taksi kullanacaksınız.

Araba ile gelenler Dai-san Keihin (第三京浜)yolu ile Zuşi’ye oradan da Morito/Hayama istikametine gider.

Hayama’nın sır kalmış bir köşesi

Sagami Körfezi kıyısında. Şık bir yat limanı var, tüm plajlarından Fuji Dağı görünüyor, ve bu plajlar arasında Morito plajından Fuji bambaşka güzel. Ayrıca Museum of Modern Art (MOMA)’ın bir şubesi var.

Ama Hayama’nın bir sırrı var ki çok fazla kişi bilmez.

Morito Plajından Fuji Dağına bakan Denny's

Morito Plajından Fuji Dağına bakan Denny’s

Denny’s Restoranı. Evet, evet. O bildiğimiz her yerde şubesi olan, yemekleri vasat ve ucuz aile restoranı Denny’s.

Morito plajınının kayalıklarına inşaa edilmiş, terası denizi tepeden şahin yuvasından bakıyormuş gibi gören bir malikanede. Tam karşısında azametiyle duran Fuji.

Binanın stili California’da görülen Meksika evleri gibi. Palmiye ağaçları arasında, geniş teraslı ve merdivenli. Sürekli bir yaz mevsimi havası var. Yukarıdaki fotoğraf gece çektim. İlk gördüğümde Eagles’ın Hotel California albümünün fotoğrafını hatırlatmıştı bana.

Eagles'ın 1976 Hotel California albüm kapağı

Eagles’ın 1976 Hotel California albüm kapağı

Burada bir parantez açmak istiyorum.

Benim jenerasyonum, Eagles’ın Hotel California’sını yakalama şansını buldu. Bu şarkı tüm dünyayı kasıp kavurmuştu. Hem müzik hem de felsefik anlamında bu şekilde yeni bir dönem açan az eser vardır.

“Last thing I remember, I was running for the door. I had to find the passage back to the place I was before. ‘Relax’ said the night man, ‘We are programmed to receive. You can check-out any time you like, But you can never leave'”

1976 yılıydı. Kanımız deli gibi akmaya başlamak üzereydi. Ülke karışıktı. Her yerdeydik, hiç bir yerde değildik.

İngilizce sözlerini anlamamıştık. Ama beste öylesine güçlüydü ki bizi pençesine almıştı.

Mansur, sözlerini Türkçe’ye çevirmişti. Sonra, heyecanla bizleri çağırmıştı “Sırrı çözdüm” diye.

Mansur, sevgili dostum bilmiyorum sen bu yazıları okuyormusun. Ama eğer okuyorsan belki hatırlarsın. Gelmiş, sizin salondaki yemek masasının başında tercüme ettiğin güftenin içindeki gizemi anlamaya çalışmıştık.

Sen her satırı anlatmaya, yorumlamaya çalışıyor, heyecandan bir sağa bir sola zıplayıp duruyordun. Erken gençliğe adım atmaya çalışan çocuklardık.

Şarkının sırrını tabii çözememiştik. Nasıl çözelim ki, üzerinden 35 yıl geçti dünyada hala Eagles’ın ne demek istediği konusunda bir görüş birliği yok.

Belki de hiç bir şey demek istemediler. Sadece kafaları iyiydi. Zamanın modasına uymuşlardı zaman ötesi bir şey yaratarak.

Ben ise, doğduğum ve büyüdügüm topraklardan 25 yıldır uzakta yaşamanın verdiği bir duyarlılıkla olsa gerek, her dinleyişimde hayatın ayrı bir boyutunu keşfediyorum sanki.

Bu kadar nostalji yeter. Lafı geçti. Parantezi kapatmadan dinleyelim: Hotel California.

Bir Japonya klasiği : Fuji

Tekrardan Morito plajında konuşlanmış Denny’s restoranına dönüyorum.

Gitmek isteyenler için ulaşım bilgileri burada.

Geniş bir terası var denizi tepeden, Fuji Dağını karşıdan gören. Güzel havada, gün batımında seyrine doyum olmuyor.

Bütün bu bölgede terası olan başka bir restoran yok. Japonlar açık havada hele güneş altında ve denize karşı yemek yemeyi sevmiyorlar. Bu nedenle genelde terasda yer bulunuyor.

Güneş gözlüklerinizi yanınızda götürün. Şemsiyeler var ama eğer hava rüzgarlı ise açmıyorlar. Güneş çok kuvvetli.

Denny's Restorarnın terasından gün batımında Fuji

Denny’s Restorarnın terasından gün batımında Fuji

Gene Denny's Terasından bir yaz günü günbatımında Fuji

Gene Denny’s Terasından bir yaz günü günbatımında Fuji

Morita plajından Fuji Dağı

Morito plajından deniz ve Fuji Dağı

Yaz aylarında keyifli bir kaçamak için ideal

Hayama etrafındaki diğer kıyı kasabaları gibi kalabalık değil. Denizi ve kumu güzel. Mistik volkanik dağ Fuji’nin profilini tüm plajlarından görmek mümkün.

Fuji'yi seyrederek denize girenler

Fuji’yi seyrederek denize girenler

Güneş Fuji'den alçalırken

Güneş Fuji’den alçalırken

Yazın plajlarında çardaklar kuruluyor. Hayama’daki çardaklarda eğlenceler daha nezih. Evlenenleri bile gördüm.

Plajda düğün

Plajda düğün

İki sene önce bir arkadaşımı Narita’dan günübirliğine götürmüştüm Hayama’ya. Şansına güzel bir gündü. Klip çektik. Aşağıdaki bağlantıdan seyredebilirsiniz.

Bu yazıyı yazarken bir sürü güzel Hayama fotoğrafı buldum web’de. Buraya tıklayın ve ulaşın.

Tam son noktayı koyacakken de bir deprem oldu. 6 şiddetinde Toçigi merkezli. Biraz hissettik o kadar.

Japonya Bülteni’ne üye olun yazılar doğrudan posta kutunuza gelsin.

Yorumlar

Yorum bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s