By Erol Emed

http://linkd.in/V318xX
Tokyo-İstanbul-Ankara-Okinawa
Yazılar, görüşler, linkler ve alıntılar kişisel değerlendirmedir. Kaynak göstermeden kullanılamaz.

Bozcaada’dan başlayıp Asakusa’da biten bir hikaye

İçinde bulunduğumuz bu günlere karışıklık, belirsizlik ve karamsarlık hakim. Küçük yerel olaylar, büyük siyasi ve ekonomik gelişmeler, piyasalar, sosyal patlamalar. Ortam bunaltıyor. Oysa Ağustos ayındayız. Yaz mevsimi. Aşk zamanı. Ruhun hafiflediği, gönlün kanatlandığı, herkesin kendince çılgın olduğu, asık suratların, endişelerin, kuralların dolaba kitlendiği,  hocaların tatile çıktığı vakit. Bozcaada’nın meşhur Martı Restaurant’ını işleten eski bir dostumun Facebook’daki…

Piyasalarda yeni bir “normal” var

S&P’ye göre artık risksiz bir yatırım aracı yok Yatırım felsefesinin temel yaklaşımını etkileyen bir karar Yeni normale alışmamız zaman alabilir ABD’de kredi derecelendirme kuruluşlarından en azından bir tanesi(S&P) resmi olarak yatırımcılara risksiz varlık olmadığını düşündüğünü tebliğ etti. Bu, öyle yabana atılacak, küçümsenecek bir beyan değil. Riskten muaf getiri (risksiz faiz) çağdaş finansın temel kavramlarıdan sayılıyor. Risksiz varlık yok diye formüller veya teoriler hemen geçerliliklerini yitirmezler ama finans felsefesi ve bazı temel varsayımlar baskı altına girer.

Piyasalarda hareket var

Dün basında çıkan Hitachi ve Mitsubishi Heavy Industries şirketlerinin birleşme hazırlığıda oldukları haberi piyasaya bomba gibi düştü. Reuters bu konuda benimle bir söyleşi yaptı. Bu linki tıklayıp izleyebilirsiniz. Japon para birimi Yen’in sürekli değer kazanması, yaşlanan bir nüfus, ve yavaş ekonomik büyümeye bir de 9 şiddetinde depremin getirdiği mali ve fiziki yıkım eklenince, Japon sanayisini yurt içi ve dışında yeniden arayışlara girdi.

Japonya’laşan Türkiye ile Türkiye’leşen ABD

Tokyo, 1 Ağustos 2011- Avrupa Birliği bir süredir Yunanistan, Portekiz, İtalya, İspanya’nın borç sorunları ile uğraşıyor. Şimdi de ABD iflasın eşiğinde duruyor. Önümüzdeki bir kaç saat içinde yönetime ek borçlanma yetkisini veren tasarı onaylanıp da yürürlülüğe girmez ise ise asker ve emeklilik maaşları, faizler gibi vadesi gelen ödemelerin bir kısmı yapılamayacak ve ABD Hazinesi temerrüte düşecek,…

Bugünkü program

Bu programları iki haftada bir yapıyoruz. Bugünku Nissan Kimya hakkında idi. İyi seyirler. Bu linki tıklayın videoya ulaşın Depremden sonra 14 Mart’da yaptığım programın çekiliş hikayesini ekledim vaktiniz varsa okuyun 14 Martdaki bloga buradan da ulasabilirsiniz

Palau: Bir sualtı cenneti

not: bu sitedeki içeriklerin (yazı, fotoğraf, link vs) her hakkı Yazar’a aittir.  izinsiz kullanılamaz/copyrighted material, contact erolemed@me.com • Pasifik’de küçük “Lost” bir ada • Denizi, kumsalları ve sualatı zenginliği ile skuba-severler için ideal • Adaya hapsolmuş bir yerel halk tekdüze yaşamda takılı kalmış

Yeşil sahaların geyşaları futbolda dünya şampiyonu

not1: Bu yazı ilk baskısı 18 Temmuz 2011 günü “Japonya kıran kırana bir dünya kupası finali oynadı ve şampiyon oldu” başlığı ile yayınlanmıştır not2: nadeşiko sözcüğünün Türkçe anlamı düzeltildi (19 Temmuz) Almanya’da düzenlenen 2011 Bayanlar Dünya Kupası’nda  sürpriz bir şekilde finale kalan Japonya, dünya klasmanında birinci sıradaki ABD ile kıran kırana bir mücadele yaptı ve  iki defa geriye düşmesine karşın maçı penaltılara taşıdı, oradan da şampiyonluğa uzandı.

Sıcak Temmuz

Bu ayın ilk iki haftasını geride bıraktık. Sıcaklık ve rutubet mevsim normallerinin üzerinde.  Yaz aylarında elektriğin yüzde 40’ını  klimalar sarfediyor. Japonya’nın bu bölgesinin elektrik üretimi santrallerin depremde hasar görmesi sonucu yüzde 15 azaldı. Olası bir elektrik kısıntısını önlemek için hükümet özellikle iş yerlerindeki elektrik tüketiminde en az yüzde 15 kısıntıya gidilmesi yolunda kararname çıkardı. Hava sıcaklığı mevsim normallerinde giderse sorun yok. Ama mevsim normallerini aşarsa ne olur bilinmiyor.

Artçılar arasında yapılan program: Japonya’daki Deprem ve Etkileri

11 Mart depremi Cuma günü olmuştu. Hafta sonunu endişe içinde ama bilgi toplayarak geçirdik. Motoruma atlayıp şehir içindeki önemli binaları ve şirket merkezlerini kontrol etmiş, analistlerle görüş alışverişinde bulunmuştum Henüz yakıt ve su sıkıntısı başlamamış, nükleer tehdidin boyutları tam ortaya çıkmamıştı. Artçı depremler ise tüm şiddetil ile sürüyordu.

Yerden 90 metre yüksekte, Tokyo’da depremde

Bir süredir kuzey bölgesinden hafif ve orta şiddetinde sallanıyordu Japonya. Dün  (10 Mart) öğle vakti, yakınlardaki bir binanın 4. katındaki bir lokantada  misafirimi beklerken de büyükçe bir sarsıntı gelmişti. Deprem gerçeği bu ülkede yaşamın bir parçası olduğundan arada gelen sallantılarda paniklememeyi ögrenmiştik. Teknolojiye duyulan güvenden olsa gerek ben de dahil bir kısmımız aldırmıyordu bile.  O kadar ki, gelen misafirime “görmeyeli kilo aldın galiba bak girdin binayı salladın” diye espiri bile yapmıştım. Gülüşmüştük. 11 Mart 2011 farklıydı. Farklı olduğunu da daha ilk saniyelerden hissetirdi.

Kar

Ansızın kar yağmaya başladı. Sabahtan beri de aralıksız sürüyor.  Ince beyaz başıboş çizgiler gibi, veya lapa lapa denilen iri taneler halinde yavaşça çıkıveriyorlar beyaz gökyüzünden ortaya. Salına salına ve sessizce iniyorlar asfaltın üzerine. iki ay boyunca her gün içimizi ısıtan pırıl pırıl güneş uzaklara kaçmış, masmavi gökyüzü açık gri ve gümüş rengi arası bir hal almış. Kalabalık caddeler sanki tenhalaşmış gibi.

Şubat ayı erik ayı

Tokyo’nun Umegaoka mahallesi panayır havasına bürünmüş artık. “Ume”, Japonca’da “erik” demek olduğundan Umegaoka’nın Türkçe karşılığı da “Erikli”. Ben ise mahallenin Matsubara bölgesinde oturuyorum. “Matsu” çam, “bara” da ova, ya da açık alan anlamına geliyor.