Şubat ayı erik ayı

Tokyo’nun Umegaoka mahallesi panayır havasına bürünmüş artık. “Ume”, Japonca’da “erik” demek olduğundan Umegaoka’nın Türkçe karşılığı da “Erikli”. Ben ise mahallenin Matsubara bölgesinde oturuyorum. “Matsu” çam, “bara” da ova, ya da açık alan anlamına geliyor.

Yani bendeniz Erikli mahallesinin çamlıca bölgesinde ikamet ediyorum.  Geçen gün trenden indiğimde bölge esnafının istasyonda panayır tezgahlarını açtığını gördüm. Bebelere balon cinsinden envai çeşit oyuncak ve ıvır zıvırın ın yanı sıra sadece bu tip özel günlerde görebileceğimiz bir sürü geleneksel eşya da işporta tezgahını andıran arabaların üzerine yığılmış alıcı bekliyordu.

Bir tezgah tamamen seramik bardak tabağa falan ayrılmıştı. Diğer birinin üzerinde muskalar ve dua kağıtları diziliydi. En fazla sergilenen oyuncak ise topaç idi.  Irili ufaklı topaçlar doldurmuştu büyükçe bir tezgahın üstünü. Her kültürden çocukların ortaklaşa sevdikleri bir oyuncak herhalde topaç. Sultanahmet de çocuklar topaç satar en çok. Oğlumun çok severek izlediği Jibraska adlı çizgi filminde de topaç vardı. Kökeni çok eskilere gidiyor olmalı.

Umegaoka’daki bu panayır tezgahları Istanbul veya Ankara’daki, veya herhangi bir anadolu şehrindeki pazar tezgahlarına ne kadar da benziyor. Doğunun insanına ait bir özellik belki de bu tür tezgahlar düzenleyebilmek.

Istasyon içindeki bu pazar yerinin bir iki fotoğrafını çektikten sonra  hemen yanıbaşındaki yeni açılan ve ucuzluğu ile meşhur süpermarkete yöneldim. Içerisi tıklım tıklım idi. Daha önce bugün, Tokyo’daki levantelere hizmet veren (aslında levanten yok burada ama ben “expat” sözcüğünün Türkçe karşılığını bilmediğim için işin koyalına kaçıp levanten diyorum) Nisshin markete gitmiş ve normalde 100 Yen’e aldığım patlamış mısırı 150 Yen’e görünce eve dönmeden bizim bakkaldan alayım diye kendime tembihlemiştim. Ama aradım yoktu. Herhalde tükenmişti. Hemen diğer markete yani eskiden beri burada olan Odakyu OX’e gittim. Burası daha kaliteli ve pahalı ve bu yüzden yeni ucuz market açılınca müşteri sayısı azalmış. Içerisi tenha. Tuzlu patlamış mısırımı buldum, hem de 98 Yen’e. Hemen aldım bir paket. Marketten tam çıkarken kasiyerde Serdar Başara ile karşılaştım. Askere gidip gelmiş. Parmağındaki akide yüzük dikkatimi çekti. Osmanlıdan kalma bir gelenek bu erkeklerde bu tip yüzükler takmak.

Yorumlar

Yorum bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s