Üye olmak için burayı tıklayın, yazılar doğrudan posta kutunuza gelsin (bilgileriniz gizli tutulur)
Japonya, Türkiye’den en az seyahat edilen ülke sıralamasında ya birinci ya da Suriye’den sonra ikinci. 2014 yılında sadece 1038 Türkiye’de yerleşik Türk vatandaşı gitmiş. Geçen gün bu konuya dikkat çekmiştim. “Hani o kadar seviyorduk Japonya’yı, bu sevgi ‘seni uzaktan sevmek’ sevgisi galiba” diye serzenişte bulunmuştum.
Bu yazdıklarıma gelen sözlü ve yazılı yorumlarda Japonya’nın pahalılığına vurgu vardı. Oysa durum öyle değil. Asyanın bu bölgesi pahalılık açısından Istanbul ile aynı seviyede.
Dün, japonturk.com sitesinde Acemi Çaylağın Not Defterinden rumuzu ile bu konu üzerine “Tokyo Kime Pahalı Kime Ucuz” başlığı ile bir yazı çıktı. Alıntılar yapıyor, biraz yorum ekleyerek buraya koyuyorum. Gelin, hem İstanbul hem de Tokyo’da turist olan bu arkadaşımız “fiyat-hizmet-kalite” ekseninde iki şehri nasıl mukayese etmiş bakalım. Yazının orijinaline burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.
Yazar “İstanbul’un ‘ödenen paranın karşılığımı almak’ açısından Tokyo’dan daha pahalı olduğunu söyleyenlere katılıyorum” diye başlıyor ve şöyle devam ediyor “Daha da ileri gidip size, Tokyo’nun bu şehirde çalışan ve daimi olarak yaşayanlar için “ateşten gömlek”, ama 5-10 günlüğüne turist olarak kalanlar için ise “ipekten gömlek” olduğunu söyleyeceğim”.
Konaklama
İlk örnek otel fiyatlarından. Şöyle yazmış:
“Mesela son Tokyo ziyaretimde Ningyocho metrosuna birkaç yüz metre mesafedeki APA otelinde kaldım. Double yataklı küçücük ama son derece temiz, konforlu, 4 yıldızı benden rahatlıkla alabilecek bir oteldi. Geceliğine 60 dolar civarı bir para ödedim. (Yazıyla altmış!) Sadece 60 dolar. Siz bana İstanbul’da bu kalitede bir otelin şu an kaç para olduğunu söyler misiniz? Çok daha fazlası; emin olun.”

Ueno Parkı’na yürüyerek 20 dakika mesafede olan, keza Nihonbashi veya Hibiya bölgelerine de tabanvay ile en fazla 30 dakikada gidilebilen Ningyocho bölgesi geleneksel restoranları ve eski dükkanları ile ünlüdür. Japonlar buraya “Shitamachi (下町)” derler ki bu kelime Türkçe’ye “eski şehir” olarak çevrilebilir. Istanbul’un Karaköy, Tünel, Beyoğlu, Taksim, Pangaltı semtleri uygun bir mukayese kıstası olur.

Taksim’de Avantgarde Otelin Tokyo şartlarına göre bile küçük sayılabilecek bir odasına 110 Euro ödemiştim. Gene o bölgede Pangaltı’da küçücük bir apart otele 60 Euro verdiğimi hatırlarım. Her geldiğimde fırsatım olursa Büyük Londra Oteli’nde kalmaya çalışırım. Oranın da fiyat 100 Euro kadar. 20 yıl önce 20 Dolar’dı. Şehirden uzak bir noktada, mesela Zeytinburnu’nda IBIS veya Mahmutbey’de Holiday Inn otellerinde daha geniş odalarda 70 Euro’ya kaldım ama ulaşım sorundu. Hosteller daha ucuzdur eminim, ama onlar Tokyo’da da ucuz. Mesela Asia Bunka Kaikan’da eğer öğrenci iseniz geceliği 2000 Yen’e (44TL) kalabilirsiniz.

Ortalama oteller sınıfında Tokyo Istanbul’dan %10-%30 daha ucuz. Bu iş biraz da şansa bakıyor ama 100 Dolara iyi oteller var. Kötüsüne de denk gelebilirsiniz. Otelin seviyesi artıkça fark kapanıyor. Butik oteller sınıfında Istanbul uçmuş durumda. Lüks otel kategorisinde Tokyo biraz daha pahalı olabiliyor. Rezervasyonları hotels.com’dan yaptırın bazen iyi fırsatlar oluyor.
Yiyecek-İçecek
Japonya’da kahvaltı kültürü Türkiye’deki kadar gelişmiş ve serpilmiş değil. Dışarıda dört başı mamur kahvaltı yapacak yer bulamazsınız, yoktur. Japonlar evde veya işyerinde kahvaltıyı uzun uzadıya değil üstünkörü ve “aman yiyelim de bitsin” havası içinde yaparlar.

Yiyecek-içecek konusunda japonturk.com’un izlenimleri şöyle. Yazıdan alıntılara devam ediyorum.
“Kahvaltı (oda fiyatından, EE) ayrıca ödeniyorsa kazık olur diye düşündüğümden ilk gün otelde yapmadım. Metroya doğru yürürken bir kafe zincirine girdim. Bir sandviç bir kahve derken 1000 yen (yaklaşık 8,5 dolar) ödeyip yarı aç yarı tok çıktım.
Otelin asansöründe “açık büfe 1100 yen” ilanını görünce, fiyat çok makul geldi ve ertesi gün kahvaltıyı denemeye karar verdim. Gerçi vergisiyle fiyat 1300 yene çıktı ama fazlasıyla değdi! Hem Japon hem Continental kahvaltı var. Oracıkta küçük fırında pişirilen kruvasandan taze meyvelere, omletten balığa, bu fiyata böyle bir otelde umacağımdan çok daha iyi bir kahvaltı yaptım. Üstelik cafede uzun uzun oturup internette “matbuatı” okurken 2-3 fincan kahvemi de afiyetle içtim. (Ki bence Tokyo’da dolaşırken turistin bütçesine en çok koyan harcama, 2-3 saatte mecburi bir kahve-çay molası verince en kötü yerde bile kahveye 600-700 yen ödemek!).
Kahvaltı dışında zaten her öğün yemek benim için her zaman şenlikti. Japonya benim, daha sofradan yeni kalkmışken “Keşke bir an evvel acıksam da yeniden yemek yiyebilsem” dediğim nadir memleketlerden. Bütün şehirde, dolu dolu porsiyonlarla 1000 rubleye (yaklaşık 20 lira) karnınızı doyurmak mümkün. Suşi de olur, erişte de, tempura da. 1500 yene çıkarsanız zaten çorbasıyla, çayıyla, tatlısıyla “ziyafet” gibi yemek setleri işten bile değil.”
Tokyo’da iyi planlanırsa günlük yiyecek harcaması kahvaltı dahil kişi başına 4000 Yen’i geçmez. Yani 88TL. Istanbul’da da bir gezgin abartmaz ise aşağı yukarı bu fiyata çıkar (Kahvaltı 20TL, Öğle ve akşam yemekleri 30’ar TL). Tokyo’da eğer öğlen yemeğine 1300-1500 Yen’den fazla ödüyorsanız ortalamanın üzerinde bir yerdesiniz demektir. Ayrıca Japonya’da bahşiş yoktur. Yani gelen hesap harcadığınız miktardır. Porsiyonlar bence Tokyo’da daha küçük. Ama çorbası, pilavı, turşusu, içeceği ile beraber geldiği için”göz doyuyor”.

Kahve meselesine gelince, her adım başı görebileceğiniz CVS yani “Convenience Store”lar (7/11, Lawson, Mini Mart, Family Mart gibi) artık 100 Yen’e nefis filtre kahve satıyorlar. Hem de taze taze. Sipariş üzerine. Gezginseniz hiç uğraşmayın Starbucks, Execelsior, Tully’s veya Dotour Cafe’ler ile. Oraları güne bir kere kullanın. Diğer zamanlarda canınız çekerse kahve gidin CVS’lere, alın kahvenizi, oturun hemen yanı başınızdaki bir parka, doğanın içinde afiyetle için.
Ulaşım
Tokyo’da hemen her noktaya en fazla 10 dakikalık yürüyüş mesafesinde bir metro ya da tren istasyonu var. Toplu taşım büyük kolaylık. Ama ulaşım pahalı. Dikkat edilmezse günde 1000 hatta 1500 Yen ulaşıma gidebilir. Benim önerim Tokyo’nun merkezinde iseniz hiç uğraşmayın yürüyün. Shinjuku-Shibuya-Yotsuya-Akasaka-Hibiya-Otemachi-Nihonbashi buralarda geziniyorsanız 5-6 kilometrelik bir daire içindesiniz. Her taraf park, bahçe dolu tuvalet ihtiyacınızı giderebileceğiniz yerler de bol. Tokyo deniz seviyesinde ve düz bir şehir. Efor da sarfetmiyorsunuz. Eğer hava Ağustos ayı sıcağı, ya da yağmurlu değilse metro veya taksiyi sadece otele dönüş için kullanın. Bu konuda “Tokyo Yürüyerek Gezilir” diye bir yazı var blogda. Onu okuyun.

Tekrar alıntı yaptığım yazıya dönüyorum. Ulaşımı şöyle anlatmış japonturk.com:
“Evet taksi (uzun mesafelerde) çok pahalı. Havaalanından şehre taksiye binenin ya aklıyla zoru vardır, ya parayla işi yoktur! Ama şehir içinde 3-4 kilometrelik kısa mesafelerde 870 yen civarında sabit bir taksimetre hesabı çkıyor ki, Tokyo için bunun pahalı olduğunu söylemek insafsızlık olur. Zaten Tokyo’da toplu taşımacılık o kadar mükemmel ki, hiç bir yerde taksiye ihtiyaç yok. Havalanına gidip gelirken bile. Zaten merkezde her 300-400 metrede bir metro istasyonu var. Yeter ki ya Suica card gibi bir harcadıkça hesaptan düşen bir kart edinin, ya İngilizce olan bilet gişelerinden kolaylıkla biletinizi alın. Şehir içinde ortalama 2-3 dolara dolaşılıyor ki, buna da pahalı demek yine böyle bir memlekette turist olan için biraz abartı olur.”

Türkiye – Japonya uçak biletleri içinse şöyle bir önerisi var Acemi Çaylak’ın: Aeroflot kullanın. Aktarmalı 600 dolar Istanbul-Tokyo bilet var.
Kısacası Tokyo o kadar abartıldığı derecede pahalı değil eğer biraz planlı ve hesaplı olmayı becerebilirseniz. Hatta, diğer seyahat noktalarında daha ucuza bile gelir. Kolaylıkları yanında kar. japonturk.com daki yazısını şöyle bitirmiş yazar”
“İyi kötü, epeyce memleket dolaşmış bir fani turist olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Tokyo, bir turist için tek kelimeyle cennet. Ortam, hizmet kalitesi, insanların güler yüzü ve saygısı, doğal-tarihi zenginlikler, olağanüstü mutfak. Hepsine 5 yıldız verdim ve her seferinde veriyorum. Eee, diyeceksiniz ki “Çok uzak… İnsanlar İngilizce pek bilmiyor…” Eeee, her güzelin birkaç kusuru da vardır değil mi canım?”
Tokyo’nun planlı bir gezgin için Istanbul’dan ucuz bir şehir olduğunda hem fikiriz. Kim bilir belki de bu yazısı Türkiye’den Japonya’ya olan turizmi biraz artırır. Yazının orijinali http://www.japonturk.com sitesinde. Burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Luns için bir cevap yazın Cevabı iptal et