Japonya’da Deprem Araştırma ve Tanıtım Komitesi diye bir kuruluş var. Komite bugün Tokyo’nun da içinde bulunduğu Kanto bölgesinde önümüzdeki otuz yıl içinde altı nokta sekiz büyüklüğünde bir deprem olma olasılığını yüzde elli ila yüzde altmış arasında bulduğunu ilan etti.
Aynı komite İki bin on üç yılında da Tokyo’nun hemen altındaki fayın harekete geçmesi ile yedi büyüklüğünde bir deprem olma olasılığını önümüzdeki otuz yıl için yüzde yetmiş olarak bulmuştu.
Yani bu hesaba göre Tokyo’nun ya tabanı altımızdan kayacak, ya da şehrin içinde bulunduğu Kanto bölgesi yıkılacak. Seç, beğen. Kaçış yok.
Bu olasılıkları hesaplamak için yirmi kilometreden uzun yüz on aktif fayın hareketlerini izlemişler. Fayların incelenmesinin arkasında ise karmaşık, kapsamlı ve esaslı bir yöntem var (buradaki linkte). Deprem Araştırmaları Komitesi Eğitim, Kültür ve Spor Bakanı’na bağlı olarak çalışıyor ve üniversite hocaları, kamu ve özel sektör temsilcilerinden oluşuyor. Olasılıkları verdikten sonra da idari makamlar ve sivil toplum ne kadar hazırlıklı olduklarını gözden geçirsinler diye eklemişler.
Ama bunlar olasılık hesabı. Olasılık ise haylice matematiksel bir kavram da olabilir, “arkadaş ben bilmiyorum” demenin kulağa bilimsel ve otoriter geleni de. Komitenin verdiği deprem olasılığı, “biz bilmiyoruz ama olabilir” cümlesine ciddiyet kazandırma amacı ile bulunmuş bir olasılık.
Otuz yıl içinde yedi büyüklüğünde deprem olasılığı yüzde yetmiş demekle her an bir yedi şiddetinde deprem olabilir demek bana göre aynı şey. “Otuz yıl” ile “yüzde yetmiş” ibareleri bazı mühendislik hesapları için gerekli olabilir. Araştırmanın günlük yaşam içinde boğuşan vatandaş açısından önemiyse her an depreme hazırlıklı olmaları gerektiğini hatırlatması.

Bugün, veya yarın veya gelecek yıl bilmiyoruz ama bir gün bu şehir büyük bir depremle yerle bir olabilir. Önleminizi alın, hazırlıklı olun. Japonya ve Tokyo ziyareti yapmak isteyip de sürekli erteleyenler de bir an önce gelin, gezin, görün.
Bazen böyle tahminler Türkiye’de oluyor. Bir hoca veya profesör ünvanlı uzman çıkıyor “bu hafta sonu İstanbul’da yedi şiddetinde deprem olacak” diyor. Bu demeçler biraz daha gayrı ciddi ama gene de faydalı. İstanbul’da büyük bir deprem riski var ve halkı bilinçlendirmek ve depreme karşı farkındalık yaratmak gerek.
Japonya, Türkiye’ye göre daha sık ve şiddetli sallanır. Mesela Mart ayında yetmiş dokuz tane dört ve üzeri şiddetinde deprem olmuş. Bunlardan altı tanesi beşin üzerinde. Bir tanesi beş nokta sekiz. Şubat ayında dört üzeri depremler yüz sekiz tane. Arasında altı nokta dokuz, altı nokta yedi, altı nokta üç var. Alti tane de beş üzeri. Her ay bu şekilde sürüyor.

Tokyo’da artık bütün gökdelenlerde izolatör, damper gibi deprem enerjisini kontrol eden veya sönümlendiren sistemler var. Bireylerin oturduğu evlere kadar girdi bu teknoloji. Türkiye’de kentsel dönüşüm de aynı sonuca ulaşmaya çalışıyor. Umarım yarı yolda kalmaz. Istanbul için ciddi ve güzel deprem önleme çalışmaları var.
Bizim evin bir kaç bölgesinde bir haftalık erzak depoladım. Su, fener, ilaç, pil, bol miktarda makarna, izci yemeği, yakıt, portatif tuvalet, ve saire. Tokyo’da ve İstanbul’da yaşayan okurlarıma tavsiyem kendinize birer deprem kiti oluşturun. Nasıl olursa deprem olacak. Depremden sonra pişman olmayın.
Üye olmak için burayı tıklayın, yazılar doğrudan posta kutunuza gelsin, internet sansürlense de okuyabilin (bilgileriniz gizli tutulur)
Yorum bırakın