11 Mart depremi Cuma günü olmuştu. Hafta sonunu endişe içinde ama bilgi toplayarak geçirdik. Motoruma atlayıp şehir içindeki önemli binaları ve şirket merkezlerini kontrol etmiş, analistlerle görüş alışverişinde bulunmuştum Henüz yakıt ve su sıkıntısı başlamamış, nükleer tehdidin boyutları tam ortaya çıkmamıştı. Artçı depremler ise tüm şiddetil ile sürüyordu.
Japonya Hakkında; Haber-Yorum-Analiz-Anlatı
From Deprem/Japonya
Japonya ve Türkiye’yi ilgilendiren deprem yazıları, hikayeleri, haberleri ve yorumları. Deprem iki ülkenin de ortak kaderi. Türkiye aktif faylar üzerinde, orta ve yüksek dereceli depremleri sık yaşıyoruz. Japonya’da olsa bir zarar vermeyecek bu depremler Türkiye’de can ve mal kaybına neden oluyor. Türkiye’nin ögreneceği çok şey var. Mühendislik alanında olmasa bile organizasyon, ve uygulama alanlarında. “Japonya Deprem” sınıfında yazılan yazılar Japonya’daki günlük hayat içinden depremle alakalı izlenim ve hikayeleri önünüze getiriyor
Yerden 90 metre yüksekte, Tokyo’da depremde
Bir süredir kuzey bölgesinden hafif ve orta şiddetinde sallanıyordu Japonya. Dün (10 Mart) öğle vakti, yakınlardaki bir binanın 4. katındaki bir lokantada misafirimi beklerken de büyükçe bir sarsıntı gelmişti. Deprem gerçeği bu ülkede yaşamın bir parçası olduğundan arada gelen sallantılarda paniklememeyi ögrenmiştik. Teknolojiye duyulan güvenden olsa gerek ben de dahil bir kısmımız aldırmıyordu bile. O kadar ki, gelen misafirime “görmeyeli kilo aldın galiba bak girdin binayı salladın” diye espiri bile yapmıştım. Gülüşmüştük. 11 Mart 2011 farklıydı. Farklı olduğunu da daha ilk saniyelerden hissetirdi.