Bugün 27 Ocak…

Osman’ın doğum günü. Yaşıyor olsaydı 59 yaşına girecekti. Dört yıl geçmiş kaybedeli.

Herhalde bu saatlerde O’nu telefonla arıyor olurdum. “Doğum günün kutlu olsun” derdim, “Sağol derdi”. Boş bulunup kaç olduğunu sorardım (boş bulunurum ben bazen), bir ihtimal yarı isteksiz yarı kırık biraz da muzip bir sesle söylerdi yaşını. Zaman hepimizin üzerinden geçiyor. Rakamlar biriktikçe bir korku ve şaşkınlık alıyor. Belki de öyle bir ruh hali olurdu.

Keşke olsaydı, biraz yıllar üzerinden konuşsaydık abi-kardeş. Onur ve Mert’in hikayelerini dinleseydim, Kaan’ın hikayelerini anlatsaydım.

Sonra havadan sudan, işten güçten dem vururduk. Memleket meseleleri falan girerdi sırayla araya. Gelen referandumu konuşurduk. Bana ne zaman Türkiye’ye geliyorsun diye sorardı, “işleri ayarlayayım gelmeyi düşünüyorum” derdim. “Fazla arayı açma” derdi herhalde.

Sonra da kapatırdık telefonu. Ben içimde bir sıcaklık ve güven duygusu ile günümü bitirirdim. O’nun günü daha yeni başlıyor. Belki de çocuklarının, Çiçek’in doğum günü dileklerini alıyor, evlatlarının kokusunu içine çekiyor olurdu.

Öyle işte. Birbirimizden uzaktık ama aradaki bağı sıkı ve sağlam tutmanın huzuru ile kendi hayatlarımıza geri dönerdik.

Dört yıl önce bugün O’nsuz geçirdiğimiz ilk Osman Emed doğum günü için bir yazı koymuşum. En iyisi Osman doğunca neler olmuş ona bakmak, ve tekrar anmak “iyi doğdun Osman…”

————-

Osman 27 Ocak 1958’de doğdu. Anneannem ve büyükbabam bu müjdeli olayın hemen ardından şu mektubu yazmışlar.

Anneannem ve dedemden gelen tebrik mektubu

Anneannem ve dedemden gelen tebrik mektubu

İzmir, 31.1.1958

Canım Türkanım;

Oğlum Oktayım;

Çok şükür işte siz de anne ve baba oldunuz, insanlık alemine bu suretle de hizmet ederek vazifenizi yaptınız. Bu insanlar için bir mahzariyettir. İnşallah mürüvetini görür daha çok mes’ut ve bahtiyar olurusunuz. Bizler de altıncı torunumuzu idrak etmekle seviniyoruz. Bu yavruyu hepsinden daha fazla seveceğiz gibi.

Ne yazık ki doğumunda bulunamadık. Sağlık olsun da o aslanı da kucağıma alır, öper, okşar, sever; ve elinden tutar gezmelere götürürüm.

Cumartesi için bilet bulamadık. Salı günü buradan kalkan iki vapur varmış. Onlardan birine bilet alarak annen Seniha hareket edecekler. O zamana kadar da eve gelmiş olursunuz. Annen ile torunuma benim namıma bir hediye almak için 300 lira göndereceğim. İsterseniz O’nun adına bankada bir hesap açtırırsınız. O büyüdükçe hesabı da büyür. İmkanım olsa idi de daha fazla olmasını ne kadar isterdim. Bilirsiniz ki ben sizlerden canımı bile esirgemem. Allah sizlere de sıhhat, afiyet ve saadetle torunlarınızı görmek nasip etsin. O da ayrıca bir mahzariyettir ki sizler gibi asil, hayırlı evlatlar yetiştirmekle olur. Ben sizlerle iftihar ediyor ve gurur duyuyorum. 

Memduha hanim efendiyi de ayrıca tebrik ederim. Mini mini torunumun, her ikinizin gözlerinizden, yanaklarınızdan okşar, tekrar öper, hepinize sağlık ve saadetler dilerim.

anneniz, babanız

Osman 6.5 aylık, Ağustos 1958

Osman 6.5 aylık, Ağustos 1958

Bu yazının aslı Osman’ın blogundadır. Burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Yorumlar

  1. Rahmetli Ağabeyiniz ve sevgili Adaşım.Osman
    Harika bir insandı,onunla birlikte bir kaç yurtdışı seyahatimiz olmuş,keyifli günler geçirmiştik.Aramızdan çok erken ayrıldı,ikuzlrrini sevemeden,babalık yapamadan..
    O”nu rahmet ve özlemle anıyorum.Türkiye’nin içinde olduğu bu kötü ve talihsiz dönemde yaşasaydı ,eminim o da çok üzülürdü…

  2. erol bey basiniz sagolsun. abiniz nur icinde yatsin.
    abiniz gittiginden beri kendinizi yalniz hissettiginiz anlasiliyor. tekrar basiniz sagolsun.
    saygilar sevgiler

  3. Allah rahmet eylesin. Ben de 15 Ocak 1958 doğumlu olduğum için bazen birlikte kutlardık. Osman la yurtiçinde ve yurtdışında birçok anımız olmasına rağmen, Medicana da bana söylediği “Nazım, galiba buradan çıkamayacağım” cümlesini bir türlü unutamıyorum.

  4. Fukişimaya elternatif projemi nasıl kime sunabilirim. Cevaplar için teşekkür ederim.

    YERÇEKİMİ JEOTERMAL SANTRALLERİ

    Kanal Ortadoğu projesini hayata geçirecek projedir. Samsundan açılan bir kanalla deniz suyu yeşilırmak ve kızılırmaka arıtılarak aktarılır. Deniizden çıkan tuz tuz gölüne taşınır Deniz suyu Samsunda yerçekimi gücünü kullanan elektirik santralleri ile buharlaştırılarak tuzdan ayrılır. Ortadoğuda ki çöl arazilerinin 100 Konya eş tarım arazisi sağlar.
    Hidro elektirik santrallerinde su yüksekten düşerek türbinleri döndürür ve elektirik üretir.
    200 metre yüksekten düşen 1 ton su 50 lt kadar suyu buharlaştıracak elektirik üretir
    Su yeterince yüksekten düşerse 1 ton su 1 ton deniz suyunu buharlaştıracak kadar enerji üretir.
    Bu sayede denizden istediğimiz kadar içme suyu ve elektirik üretebiliriz.
    Barajları bu yükseklikte inşa etmek mümkün olmadığı için deniz suyu deniz kenarında kurulan derin kuyulara aktarılır.

    Bu kuyuların derinliği Afrikadaki altın madeninde olduğu gibi 3500 mt dir. Su bu kuyu içinde ses hızını aşar ve barajda üretilen elektiriğin çok üzerinde elektirik üretir.
    200 metre yükseklikte ki bir barajdan elde edilen su gücünden 17.5 kat fazla güç üretir. Bu güç deniz suyunu buharlaştırarak tuzdan ayırmaya yeter.
    Tuz gölünde 12 adet 4. metre çap 3500 metre derinlikte maden kuyusu açılır. Bu kuyuların tabanında 100 metre boy 10 metre çap tünel bulunur. Tünel çıkışı ikinci bir kuyu ile yeryüzüne ulaşır.
    Deniz suyu ilk tünelde 1 metre çaplı sert çelik borularla türbinlere aktarılır.
    4 adet borudan gelen su 10 metre çaplı türbinleri döndürür.
    Daha sonra tünel içindeki kazanlara akar. Kazanlarda elektirik enerjisi ile buharlaşarak tuzdan ayrılır.
    Su buharı ikinci tünel içinde hızla yeryüzüne akar.
    Yer yüzünde ısını hava kulesine aktararak elektirik üretir.
    Su Fırat ve dicle nehri ne aktarılarak kanallar ile sulama sağlar.
    200 milyar olar arab 100 milyar dolar amerika sermayesi ile ortak kurulacak sistemin amacı 100 bin mw saat hidro elektirik üretmek ve işsizliğe son vermektir.
    Bölgenin tüm su ve enerji ihtiyacını karşılayarak ekonomik barış getirir.

    Teknik özellikler

    Akan suyun türbinler parçalamaması için bir motor vasıtası ile kuyuya su verilmeden önce türbinler tam güçte döndürülür. Bu sayede su türbini yumuşakça kavrar. Ezilme tıkanma olmaz. Türbinden çıkan su önceden ısıtılmış kazanlarda rezisdantlar ile buharlaştırılır. Basınçlı su buharı ikinci kuyudan yeryüzüne çıkartılır. Yer kabuğu ısısı kullanılarak su buharının kuyu içinde yoğunlaşması önlenir. Yer yüzünde kuyu çıkışında 1000 metre yükseklikte hava kulesi bulunur. Kule tabanında basketbol sahası büyüklükteki radyatörlerde buhar dolaştırılarak yoğunlaştırılarak içme suyu elde edilir. Bakır ve alüminyum ızgaralarla radyatördeki ısı kule tabanına aktarılır. Taban ile tavan arasındaki ısı farkı ile hava akımı ile elektirik üretir. Çevredeki kirli havayı emerek şehir havasını temizler.
    Kule 12 kuyu ya bağlı 1000 metre yükseklikte 100 metre çaplı betonarmedir.
    Kule taban ısısı Güneş seralarından 2 kat yüksektir. 100 derece Güneşe bağımlı olmadığı için 7 24 elektirik üretir. Avusturalyada kurulan 1 km karelik sera ya sahip Güneş kulesi 1000 mw elektirik üretirken bu kule 100 bin mw saat elektirik üretir.
    Kule üzerinde bulunan teraslarla manzara izleme sağlar. Tuz gölü çevresinde kurulacak sanayi şehri ile yeni bir şehir kurulur. İkinci İstanbul planlı kurularak İstanbuldaki fazla nüfüsü buraya aktarır. 3 milyon kişi ailesi ile güzel bir gelecek kurar.

    Maliyet nükleer santrale aynıdır. Yakıt atık sorunu yoktur. İçme suyu elde edilir.
    Zorluklar aşındırıcı deniz suyunun türbinleri tahrip etmesi.
    Hava basıncı ile türbin yüzeyinde ince bir zar tabakası oluşturarak türbinler aşınmaktan korunur. Deprem sabotaj benzeri baskınlarda sistemin tahrip olması deniz suyu kanalı ile kuyu arasında sıvı azot pompalanarak deniz suyu dondurulur. Kazan ve buhar bacasındaki yüksek basınç. Su buharlaşınca hacmi 1700 kat artar. Eterle çalışan modeli prensip olarak aynıdır. Bu sistemde eter hidro elektirik enerjisi ürettikten sonra 65 derece yerkabuğu ısısı ile buharlaşır. Kule tabanında radyatörlerde yoğunlaşarak çevrim yapılır. Maliyeti daha düşüktür. Kullanımı kolaydır.
    Enerji ve su üretimi yarı yarıyadır.
    Yerçekimini baraj olarak kullanarak dünyanın su ve enerji sorununu çözebiliriz.

    Çizim ve detay için Çorluda benimle görüşebilirsiniz.
    enerjimerkezim.blogspot.com ve kemalbeziroglu.wordpress.com

  5. Konu 2 kolay ve yatırıma uygun okumanızı uygun bulursanız yatırım konusunda tavsiyenizi istiyorum. Statik elektirik ile tarım. Bitkilerin 20 kat daha hızlı büyümesini Yılda 20 defa ürün alınmasını sağlayacak bir yöntemdir. Statik elektirikle yüklenen tarağın musluktan akan suyu çekmesine dayanır. Bitki sera yada fabrikada yetiştirilir. Tavanda statik elektirik yüklü bakır yada cam panaller bulunur. Rüzgar gücü ile statik elektirik sağlanır. Besleyici olarak bol miktarda ot yaprak demir bulunan depodan bol miktarda mikroorganizma kanal ile aktarılır. Bitkiler fotosentez yapmaz. Fotosentezi plaktonik mikro organizmalar yapar. Tohum her seferinde yukarı doğru büyür. sağa sola aşağı değil. Bu beyin kas sinir sistemi gerektirir. Bitkilerde hiç biri yoktur. Tohum dna vazifesi görür. Mikroorganizma bu dna ı işleyerek bitki yapar. Arılar nasıl balmumundan petek yapıyorsa mikroroganizmalarda selülozdan yapar. Arılar nasıl bal yapıyorsa mikroroganizmalarda tahıl meyve sebze yapar. Rüzgar gücü ile çalışan davul sesi topraktaki suyu titreştirerek mikroorganizmaların işlevini arttırır. Statik elektirik bitkideki suyu yukarı çekerek büyümeyi hızlandırır. Bu sayede çok hızlı büyüme elde edilir. Japonyanın tarım üretimini 20 kat arttırıp gıda fiyatlarını 8 kat indirmek mümkündür.

Yorum bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s