Japonya hakkında hatalı bilinen söylenceler

Tıklayın ve kayıt olun yazılar posta kutunuza gelsin(üyelik bilgileri gizli tutulur). Günün fotoğrafçısı yazının sonunda.

*Günün fotoğrafçısı bölümüne yeni görsel, bağlantı ve link eklendi (30 Ağustos)

Ağustos 29, 2015

Japonlar kısa boylu ve zayıftır, tatil yapmazlar, az yerler, teknoloji devidir gibi bu ülkeye aft edilen pek çok özellik var. Bunların ne kadarı doğru, ne kadarı bir söylenceden ibaret Türkiye ile karşılaştırma yaparak sıraladım.

1. Japonlar kısa boylu olur

Onlarca yıl boyunca Japonya’da yaşıyorum. Başta Türkiye olmak üzere dünyanın pek çok ülkesine gidip geldim. Boy konusu sıkça duyduğum yorumlarda biridir. Peki Japonlar gerçekten kısa boylu mu? Yoksa Hollandalı, Amerikalı gezginlerin kendi ırkları ile yaptıkları kıyaslamaların Türkiye insanı tarafından sorgusuz sualsiz kabul edilme durumu mu var?

Japonya Eğitim, Kültür, Spor, Bilim ve Teknoloji Bakanlığı (evet hepsi tek bir bakanlık altında yönetiliyor) bünyesinde okullarda yapılan bir araştırmaya göre on beş ila yirmi dört yaş arasındaki Japon erkek çocukların ortalama boy uzunluğu yüz yetmiş bir santim civarında, kızlar için ortalama yüz elli sekiz santim kadar.

Türkiye İstatistik Kurumu iki bin on iki yılında kapsamlı bir araştırma yayınlamıştı. Buna göre aynı on beş ila yirmi dört yaş arası boy ortalaması erkekler için Türkiye’de yüz yetmiş üç santimetre, kızlar içinse yüz altmış iki santim sekiz milimetre. Bu verilere göre aynı yaş gurubundaki erkek Japonların aynı yaş gurubundaki erkek Türklerden yaklaşık iki buçuk santim kısa olduğunu anlıyoruz. Ama bu fark Japonlar kısa boylu olur gibi bir genellemeyi doğrulayacak seviyede değil. Fark edilmesi zor bir fark. Kızlar arasında ise ciddi sayılabilecek bir fark var.

Japonların boyu konusunda yaygın olan bu inanışın aslında bir dayanağı var. Geçmiş Veriler son elli yılda ortalama Japon boy uzunluğunun on santim arttığını gösteriyor.

2. Japonlar zayıf olur

Yukarıda bahsi geçen araştırmada gurupların kiloları da verilmiş. Buna göre Japonlarda boy-kilo arasındaki farkın ideal sekiz ila on arasında olduğunu görüyoruz. Yani yüz yetmiş bir santim boya karşı ağırlık ortalama altmış iki ila altmış üç kilogram. Kızlarda bu fark altı ila sekiz arasında geziniyor. Biraz önceki araştırmaya göre yirmi ila yirmi dört yaş arası genç kızlarda ortalama boy yüz elli sekiz santim altı milimetre ilen ortalama kilo ise elli nokta yetmiş altı.  Aynı tabloya Türkiye’de baktığımızda Türkiye’de boy-kilo farkının üç ila beş arası olduğunu görüyoruz.

Japonlar zayıf değiller, boylarına göre ideal kilodalar. Türkiye ortalaması ise boya göre kilo üst sınıra yakın. Yaş ilerledikçe Türkler arasında kilo alma, obezite sorunları Japonlara göre daha sık ortaya çıkmaya yatkın.

3. Japonlar tatil kullanmaz

Japonya’da yıllık ortalama resmi tatil günü sayısı Cumartesi-Pazar hariç on yedi gün. En az bu kadar tatil devlet tarafından herkese istisnasız verilmiş. Bu rakama Ağustos ayında üç ila beş gün arasında geleneksel olarak kutlanan Obon şenliklerini eklersek, ortalama bir Japon vatandaşının yılda en az yirmi bir gün tatil yaptığını varsayabiliriz. Yeni işe başlayan bir elemanın yıllık izni on iki gün. İzinlerinin tamamını kullansa yıllık yirmi sekiz gün yapıyor. Altı yıllık bir elemansa yirmi gün ücretli izin kullanabildiği için potansiyel tatil süresi otuz yedi gün, neredeyse bir buçuk ay.

Türkiye’deki resmi tatil sayısını yıllık on ila on bir gün civarında hesapladım. Japonya’daki on yedi gün ile karşılaştırıldığında bir hayli düşük. Türkler ücretli izinlerinden iki hafta kullansalar yirmi beş gün ediyor. Japonya’ya göre düşük.

Japonlar bol bol izin kullanıyorlar ve tatil yapıyorlar, toplam tatil ve izin günlerinin sayısı neredeyse Türkiye’nin iki katı kadar. Ama Japonlar tek başına uzun bir tatil yapmıyorlar. Mesela hastalık durumu olmadığı sürece iki haftalık izin kullanan Japon azdır.

Japonların meşhur Okura Oteli Kapadokya’da beş yıldızlı otel yatırımı yapıyordu. Türk Ticaret ve Sanayi Odası Japonya (TTSOJ) otelin yöneticileri ile bir röportaj yaptı. Japonların tatil yapma alışkanlıkları hakkında da ilginç bilgiler var. Yazıya TTSOJ dergisinde okuyabilirsiniz.

4. Japonlar hep susşi ve sashimi (çiğ balık) yerler

Türkler için kebap ne ise Japonlar için de suşi ve saşimi odur. Gezginler ülkeleri kategoriye sokmaya bayılırlar. Türkler fes takar, kebap yer. Japonlar kimono giyer suşi yer sake içer gibi. Oysa ortalama bir Japon için suşi veya saşimi her gün yenen bir yemek değil; tıpkı ortalama bir Türkün her gün kebap yememesi gibi. Ev yemeği denen kavram Japonya’da da var. Suşi ise ev yemeği sınıfına girmiyor.

Bir sushi ve sashimi tabağı (kaynak: gurunavi)
Bir suşi ve saşimi tabağı (kaynak: gurunavi)

5. Japonya teknolojinin kalbidir

Bin dokuz yüz seksenlerden itibaren Japon bilgisayar, televizyon, müzik çalar (kaset, CD vs) ürünleri ABD ve dünyayı istila etmeye başlayınca bir anda Japonlar teknoloji gurusu olarak anılmaya başlandı. O günlerde Tokyo’nun Akihabara bölgesi “elektronik mahalle” diye bilinirdi. Ancak aradan geçen yıllarda önce Kore ve Tayvan, şimdi de Çin elektronik ürün ve parça üretiminde Japonya’yı yakaladı hatta geçti. Bir zamanların meşhur markaları Sony, Panasonic, Toshiba bugün Kore ve Tayvan menşeili firmaların yavruları gibi kalmaya başladılar. İnovasyon ve en ileri teknolojide ise ABD üstünlüğü elinde tutuyor.

Akihabara ise eskisi gibi teknolojinin kalbi değil. Bu yakınlarda liseli genç kızların fuhuş tuzağına çekildiği bir semt olmaya başladı.

Teknoloji beldesi Akihabara bugünlerde genç kızların şirin giysiler içinde pazarlandığı bir yere dönmüş durumda
Teknoloji beldesi Akihabara bugünlerde genç kızların şirin giysiler içinde pazarlandığı bir yere dönmüş durumda

Buna benzer daha pek çok söylence var, benim şimdilik sıraladıklarım bunlar. Sizin bulduklarınız varsa mesaj atın haberim olsun.

Bisikletim bulundu

Japonyabülteni.com’u düzenli okuyanlar bilir bisikletim çalınmıştı. Bu konuyu iki Temmuz’da “Japonya’da hem motorum hem de bisikletim çalındı” yazısında işlemiştim.

On gün once Seijo Polis Karakolu’ndan aradılar. Bisikletim bulunmuştu. Bir park yerine atılmış. Vatandaşın birisi de sahipsiz bisiklet var diye polise ihbar etmiş. Kayıtlar incelenince benim çalınan emektar olduğu anlaşılmış. İhbar on beş Ağustos’da yapıldığına göre bisikletim yaklaşık dört ay orada yatmış.

Umduğumdan daha iyi durumdaydı. Bir kaç parçasını değiştirince eskisine yakın duruma geldi. Hırsız bisikleti evimin önünden çalıp, gideceği yere kadar kullanmış sonra da bırakmış olmalı.

günün fotoğrafçısı

Günün Fotoğrafçısı: Ari Hatsuzawa

Shinjuku Beams Japan altıncı Kattaki B galerisinde Ari Hatsuzawa’nın” Okinawa’yı tanıyalım” kitabının fotoğrafları sergileniyor. Sergi altı Eylül’e kadar açık kalacak. Hatsuzawa Paris’de doğmuş Tokyo’da büyümüş genç bir fotoğrafçı.

Japonya ile Amerika arasında arasında üsler nedeni ile sorunlu bölge olan Okinawa bir zamanlar bağımsız bir krallıktı. Son yıllarda Çin tarafından da taciz ediliyor. Sanatçı Okinawa’lılar ve Okinawa adalarına fotoğrafları ile yaklaşmış.

Okinawa Japonya’nın önemli bir sorunu. Toplam yüzölçümünün yüzde sıfır nokta altısını kaplayan adalar Japonya’daki ABD askeri varlığının %yüzde yetmiş beşine ev sahipliği ediyor. Yerel halkın üslere alerjisi var, istemiyorum diyenler çoğunlukta ama seslerini duyuramıyorlar. Okinawa ekonomisi anavatan ekonomisine kıyasla geri işsizlik yüksek, bölge ABD ile Japonya arasında sıkışmış, kimlik bunalımı çekiyor. Halk önce Okinawa’lıyım sonra Japon’um diyormuş.

Hatsuzawa’nın kitabından alıntılar

naked0812_okinawa_2

naked0812_okinawa_3

naked0812_okinawa_4

Ari Hatsuzawa sergisi haberinden (Asahi.net)
Ari Hatsuzawa sergisi haberinden (Asahi.net)

Sanatçının facebook sayfası için burayı tıklayın

Kuzey Kore fotoğrafları Japan Times’da haber olmuştu okumak için burayı tıklayın

 

3 yanıt

  1. denizayg Avatar
    denizayg

    Erolcum,Güzel yazın için teşekkürler!Fotoğraflar da çok hoş. Özellikle eylem fotoğrafı!Bisikletinin bulunmasına da sevindim. Sevgiler!D

  2. Murat Avatar
    Murat

    Akihabara’nin fuhus merkezine donduruldugu yorumunu ilginc buldum. Bahsettigin maid cafeler ise fuhus yeri tanimi cok hatali olur. Belki baska yerler vardir.

    1. Erol Emed Avatar

      Bahsettiğim yerler maid cafeler, fuhuş tanımı doğru.

Yorum bırakın

Why are you reporting this comment?

Report type