Japonya hakkında yanlış bilinen 5 söylence

Tıklayın ve kayıt olun yazılar posta kutunuza gelsin(üyelik bilgileri gizli tutulur). Günün fotoğrafçısı yazının sonunda.

*Günün fotoğrafçısı bölümüne yeni görsel, bağlantı ve link eklendi (30 Ağustos)

Japonlar kısa boylu ve zayıftır, tatil yapmazlar, az yerler, teknoloji devidir gibi bu ülkeye aft edilen pek çok özellik var. Bunların ne kadarı doğru, ne kadarı bir söylenceden ibaret Türkiye ile karşılaştırma yaparak sıraladım.

1. Japonlar kısa boylu olur

Onlarca yıl boyunca Japonya’da yaşıyorum. Başta Türkiye olmak üzere dünyanın pek çok ülkesine gidip geldim. Boy konusu sıkça duyduğum yorumlarda biridir. Peki Japonlar gerçekten kısa boylu mu? Yoksa Hollandalı, Amerikalı gezginlerin kendi ırkları ile yaptıkları kıyaslamaların Türkiye insanı tarafından sorgusuz sualsiz kabul edilme durumu mu var?

Japonya Eğitim, Kültür, Spor, Bilim ve Teknoloji Bakanlığı (evet hepsi tek bir bakanlık altında yönetiliyor) bünyesinde okullarda yapılan bir araştırmaya göre 15-24 yaş arasındaki Japon erkek çocukların ortalama boy uzunluğu 171 cm civarında, kızlar için ortalama 158 cm kadar.

Türkiye İstatistik Kurumu 2012 yılında kapsamlı bir araştırma yayınladı. Buna göre 15-24 yaş arası boy ortalaması erkekler için 173.3 cm, kızlar için 162.8 cm. Bu verilere göre aynı yaş gurubundaki erkek Japonların aynı yaş gurubundaki erkek Türklerden yaklaşık 2.5 santim kısa olduğunu anlıyoruz. Ama bu fark Japonlar kısa boylu olur gibi bir genellemeyi doğrulayacak seviyede değil. Fark edilmesi zor bir fark. Kızlar arasında ise ciddi sayılabilecek bir fark var.

Japonların boyu konusunda yaygın olan bu inanışın aslında bir dayanağı var. Veriler son 50 yılda ortalama boy uzunluğunun 10cm arttığını gösteriyor.

2. Japonlar zayıf olur

Yukarıda bahsi geçen araştırmada gurupların kiloları da verilmiş. Buna göre Japonlarda boy-kilo arasındaki farkın ideal 8-10 arasında olduğunu görüyoruz. 171 cm boya karşı ağırlık ortalama 62-63 kg. Kızlarda bu fark 6-8 arasında geziniyor. 20-24 arası genç kızlarda ortalama boy 158.6, ortalama kilo ise 50.76.  Aynı tabloya Türkiye’de baktığımızda Türkiye’de boy-kilo farkının 3-5 arası olduğunu görüyoruz.

Japonlar zayıf değiller, boylarına göre ideal kilodalar. Türkiye ortalaması ise boya göre kilo üst sınıra yakın. Yaş ilerledikçe Türkler arasında kilo alma, obezite sorunları Japonlara göre daha sık ortaya çıkmaya yatkın.

3. Japonlar tatil kullanmaz

Japonya’da 2015 yılındaki resmi tatil sayısı Cumartesi-Pazar hariç 17 gün. En az bu kadar tatil devlet tarafından herkese istisnasız verilmiş. Bu rakama Ağustos ayında 3 ila 5 gün arasında geleneksel olarak kutlanan Obon şenliklerini eklersek ortalama bir Japon vatandaşının yılda en az 21 gün tatil yaptığını varsayabiliriz. Yeni işe başlayan bir elemanın yıllık izni 12 gün. Tamamını kullansa 28 günlük bir tatil yapabilir. 6 yıllık bir eleman ise 20 gün ücretli izin kullanabildiği için potansiyel tatil süresi 37 gün, neredeyse 1.5 ay.

Türkiye’deki resmi tatil sayısı bu sene 10 gün olarak olarak hesapladım. Japonya’daki 17 gün ile karşılaştırıldığında neredeyse yarısı kadar. Türkler ücretli izinlerinden iki hafta kullansalar 25 gün ediyor. Japonya’ya göre düşük.

Japonlar bol bol izin kullanıyorlar ve tatil yapıyorlar, toplam tatil ve izin günlerinin sayısı neredeyse Türkiye’nin iki katı kadar. Ama Japonlar tek başına uzun bir tatil yapmıyorlar. Mesela hastalık durumu olmadığı sürece 2 haftalık izin kullanan Japon azdır.

Japonların meşhur Okura Oteli Kapadokya’da 5 yıldızlı otel yatırımı yapıyor. Türk Ticaret ve Sanayi Odası Japonya (TTSOJ) otelin yöneticileri ile bir röportaj yaptı. Japonların tatil yapma alışkanlıkları hakkında da ilginç bilgiler var. Yazıya TTSOJ web sitesinden ulaşabilirsiniz. Burayı tıklayın.

4. Japonlar hep sushi ve sashimi (çiğ balık) yerler

Türkler için kebap ne ise Japonlar için de sushi ve sahsimi odur. Gezginler ülkeleri kategoriye sokmaya bayılırlar. Türkler fes takar, kebap yer. Japonlar kimono giyer sushi yer sake içer gibi. Oysa ortalama bir Japon için sushi veya sashimi her gün yenen bir yemek değil, tıpkı ortalama bir Türkün her gün kebap yememesi gibi. Ev yemeği denen kavram Japonya’da da var. Sushi ise ev yemeği sınıfına girmiyor.

Bir sushi ve sashimi tabağı (kaynak: gurunavi)

Bir sushi ve sashimi tabağı (kaynak: gurunavi)

5. Japonya teknolojinin kalbidir

1980lerden itibaren Japon bilgisayar, televizyon, müzik çalar (kaset, CD vs) ürünleri ABD ve dünyayı istila etmeye başlayınca bir anda Japonlar teknoloji gurusu olarak anılmaya başlandı. O günlerde Tokyo’nun Akihabara bölgesi “elektronik mahalle” diye bilinirdi. Ancak aradan geçen yıllarda önce Kore ve Tayvan, şimdi de Çin elektronik ürün ve parça üretiminde Japonya’yı yakaladı hatta geçti. Bir zamanların meşhur markaları Sony, Panasonic, Toshiba bugün Kore ve Tayvan menşeili firmaların yavruları gibi kalmaya başladılar. İnovasyon ve en ileri teknolojide ise ABD üstünlüğü elinde tutuyor.

Akihabara ise eskisi gibi teknolojinin kalbi değil. Bu yakınlarda liseli genç kızların fuhuş tuzağına çekildiği bir semt olmaya başladı.

Teknoloji beldesi Akihabara bugünlerde genç kızların şirin giysiler içinde pazarlandığı bir yere dönmüş durumda

Teknoloji beldesi Akihabara bugünlerde genç kızların şirin giysiler içinde pazarlandığı bir yere dönmüş durumda

Buna benzer daha pek çok söylence var, benim şimdilik sıraladıklarım bunlar. Sizin bulduklarınız varsa mesaj atın haberim olsun.

Bİsİkletİm bulundu

Japonyabülteni.com’u düzenli okuyanlar bilir bisikletim çalınmıştı. Bu konuyu 2 Temmuz’da “Japonya’da hem motorum hem de bisikletim çalındı” yazısında işlemiştim.

10 gün once Seijo Polis Karakolu’ndan aradılar. Bisikletim bulunmuştu. Bir park yerine atılmış. Vatandaşın birisi de sahipsiz bisiklet var diye polise ihbar etmiş. Kayıtlar incelenince benim çalınan emektar olduğu anlaşılmış. İhbar 15 Ağustos’da yapıldığına göre bisikletim yaklaşık 4 ay orada yatmış.

Umduğumdan daha iyi durumdaydı. Bir kaç parçasını değiştirince eskisine yakın duruma geldi. Hırsız bisikleti evimin önünden çalıp gideceği yere kadar kullanmış sonra da bırakmış olmalı.

günün fotoğrafçısı

Günün Fotoğrafçısı: Ari Hatsuzawa

Shinjuku Beams Japan 6.Kattaki B galerisinde Ari Hatsuzawa’nın” Okinawa’yı tanıyalım” kitabının fotoğrafları sergileniyor. Sergi 6 Eylül’e kadar açık kalacak. Hatsuzawa Paris’de doğmuş Tokyo’da büyümüş genç bir fotoğrafçı.

Japonya ile Amerika arasında arasında üsler nedeni ile sorunlu bölge olan Okinawa bir zamanlar bağımsız bir krallıktı. Son yıllarda Çin tarafından da taciz ediliyor. Sanatçı Okinawa’lılar ve Okinawa adalarına fotoğrafları ile yaklaşmış.

Okinawa Japonya’nın önemli bir sorunu. Toplam yüzölçümünün %0.6’sını kaplayan adalar Japonya’daki ABD askeri varlığının %75’ine ev sahipliği ediyor. Yerel halkın üslere alerjisi var, istemiyorum diyenler çoğunlukta ama seslerini duyuramıyorlar. Okinawa ekonomisi anavatan ekonomisine kıyasla geri işsizlik yüksek, bölge ABD ile Japonya arasında sıkışmış, kimlik bunalımı çekiyor. Halk önce Okinawa’lıyım sonra Japon’um diyormuş.

naked0812_okinawa_2

naked0812_okinawa_3

naked0812_okinawa_4

Ari Hatsuzawa sergisi haberinden (Asahi.net)

Ari Hatsuzawa sergisi haberinden (Asahi.net)

Sanatçının facebook sayfası için burayı tıklayın

Kuzey Kore fotoğrafları Japan Times’da haber olmuştu okumak için burayı tıklayın

 

Yorumlar

  1. Erolcum,Güzel yazın için teşekkürler!Fotoğraflar da çok hoş. Özellikle eylem fotoğrafı!Bisikletinin bulunmasına da sevindim. Sevgiler!D

  2. Akihabara’nin fuhus merkezine donduruldugu yorumunu ilginc buldum. Bahsettigin maid cafeler ise fuhus yeri tanimi cok hatali olur. Belki baska yerler vardir.

Yorum bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s