Yunanistan krizi Japonya’nın Türkiye’ye bakışını etkileyecek

Tıklayın yazılar posta kutunuza gelsin(üyelik bilgileri gizli tutulur). Günün fotoğrafında gene bir Japon fotoğrafçıyı tanıtıyoruz, yazının sonunda.

Komşu Yunanistan’ın içinde bulunduğu mali krizde yeni bir eşik aşıldı ve hükümet sermaye hareketlerine kısıtlama getirdi. Yarından (29 Haziran) itibaren 5 Temmuz’a kadar bankalar açılmayacak. Bu yolla halkın ATM’lere hücum edip mali sistemde kalan son dövizleri boşaltmasını engellemeye çalışıyorlar.

Bankamatik önünde kuyruk olmuş Yunanlılar.

Bankamatik önünde kuyruk olmuş Yunanlılar (kaynak: Reuters)

Bu kriz Japonya’yı avrupadan biraz uzaklaştırırken, Japon Yen’ini güçlendirecek, TL spekülasyonu yapanların iştahını ise artıracaktır. Nikkei gazetesi sabah baskısında TL piyasasında hizmet veren aracılar arasında kıyasıya rekabet olduğunu yazıyordu.

Yunanistan referanduma gidiyor, sermaye hareketlerine kontrol geldi

Haziran sonunda Yunanistan’a alacaklıları ile yeni borç koşulları üzerinde anlaşmaya varması için verilen mühlet sona eriyor. Anlaşma olmazsa para gelmeyecek. Yunan hükümeti Cuma akşamı borç krizinin aşılması için gerekli 7.2 milyar Avroluk paketin verilmesi için dayatılan şartları kabul etmeyerek halkoyuna sunmaya karar vermiş ve müzakere masasını terk etmişti.

Hükümetin bu resti garip bir fiili durum yarattı. Çünkü ortada referanduma götürülecek bir anlaşma yok. 5 Temmuz’da halk neyin oylamasını yapacak belli değil. “Yunan Hükümeti ile Alacaklı Kurumlar şu şartlar üzerinde anlaşmıştırlar” diye bir belge olsaydı halk bunu okur ve “evet” ya da “hayır” oyunu verirdi.

Böyle olunca da 5 Temmuz referandumu bir Avro oylamasına veya fiyaskoya dönüşebilir.

Avrupa Komisyonu Yunan halkına son durumu özetleyen ve bugüne kadar nelerin konuşulduğunu açıklayan bir metni yayınladı. Buraya tıklayarak okuyabilirsiniz. Kemerlerin nasıl sıkılacağını anlatıyor, vergiler artacak, emeklilik hakları kısılacak, beleşin ve avantanın önüne geçilecek, vergiler toplancak ve saire.

Yunanistan’ın 30 Haziran’da vadesi gelen 1.5 milyar Avroluk IMF borcu var. Bu parayı ödeyecek kaynağı yok. IMF’e ayrıca 13 Temmuz’da 500 milyonluk bir ödeme daha var.

Daha sonra 10 Temmuz’da 2 milyar Avro, 17 Temmuz’da da 1 milyar Avro hazine bonosu itfaları geliyor. 20 Temmuz’da ise 3.5 milyar Avroluk Avrupa Merkez Bankası ve diğer AB mali kurumlarına olan borcun itfası var.

Yunanistan’ın bu borçları ödeyecek parası yok. Ayrıca devletin maaş ödeyecek parası da yok. Yani hem dışarıda alacaklılara karşı, hem de içeride devletin çalışanlarına ve emeklilerine karşı temerrüte düşme tehlikesi var.

Bu durumda başka çare kalmayacağı için paralel bir para tedavüle girebilir- Bu da GREXIT ya da Yunanistan’ın Avro’dan çıkaması demek.

Yunanistan Avro’dan fiilen çıkabilir

Bir buçuk ay önce iletişimde bulunduğum Japon şirketlerine Yunanistan’ın Avro’dan çıkma olasılığını soran, ve bu olasılık gerçekleştiği takdirde faaliyetlerine ve Türkiye’ye olan bakış açısına olan etkiyi derecelendirmelerini isteyen bir anket gönderdim.

Sonuçlarını TTSOJ (Türk Ticaret ve Sanayi Odası Japonya) Yaz sayısında irdelediğim bu ankete gelen ilk sonuçlara göre olasılığı düşük (%20) olarak gören de var, çok yüksek (%80 ve üstü) olarak algılayan da. Bir görüş birliği yoktu.

Yunan hükümeti televizyonda “Biz küstük Avro’dan çıkıyoruz” demiyecektir.

Ama içeriye maaş ödeyemeyince ortaya çıkacak kaos ortamı yeni bir para biriminin tedavüle girmesine yol açacaktır. Ben Yunan hükümetinin böyle bir “B Planı” (veya C, D, E planı) olduğunu sanmıyorum. Para olmayınca fiili durum ortaya çıkacak, insanlar ya mukabele yolu ile alış veriş yapacak (mal karşılığı) ya da bankalar Avro dışında para yerine geçen değerli kağıt basmaya başlıyacaklar- ki bu da paralel para oluyor zaten.

Bu  yeni para birimi anında devalüe olur. Kafadan ben %50 derim. Sermayesi eriyen bankalar millileştirilir, enflasyon azar, faizler artar ama borçlanma mümkün olmayacağı için işletmeler ardı ardına iflas etmeye başlar. İşsizlik kaos, açlık, yağma bu senaryoda var. Devalüasyon hemen ihracatı körüklemez çünkü kısa vadede güvenilir bir kurumsal yapı olmayacağı için kimse ticaret yapmak istemeyecektir.

Yunanistan’ın kişi başına gayri safi milli hasılası 3 yıl önce 30.000 Dolar’dı, şimdi 21.000 Dolar. Yukarıdaki senaryo gerçekleşirse 10.000 Dolar’ın altına iner.

Yunan hükümeti müzakere masasını terkederek bir rest çekti. Referandum ilan ederek ve bankaları kapatıp sermaye hareketlerine fiilen kısıtlama koyarak bu restinde ciddi olduğunu gösterdi. Avrupa bugün ve yarın son dakikaları oynanan bu maçta Yunanistan’a verilecek borç paketini serbest bırakabilir. Müddet 30 Haziran akşamı sona eriyor.

Benim şahsi görüşüm Yunanistan’ın eninde sonunda Avro çapasında ayrılmak zorunda kalacağı. Acı reçete ve kemer sıkma politikalarını uygulamadıkları sürece ortada sürdürülemez bir durum var. Bu ayrılık bu yaz olmaz ama ondan sonra hep gündeme gelecektir.

Türkiye’ye ticari etkisi olumsuz olur

Yunanistan’ın Avro’dan çıkması Türkiye’yi hem kısa hem de uzun vadede olumsuz etkiler. Kısa vadede Yunan krizinin yayılması Türkiye’nin en büyük ticari partneri olan AB’ye yönelik ihracat beklentilerini olumsuz etkiler. Rusya pazarı kötü, Irak ve orta doğu pazarları da iyi değil. Bu durum Türkiye’nin ekonomik büyüme beklentileri aşağıya çeker.

Uzun vadede Avro dışındaki Yunanistan kendini toparlar ama bunu yapması için fiyat kırarak ihracata yüklenmesi gerek. Yunanlıların sattığı mallar tarımda Türkiye’nin de sattığı ürünler. Turizm sektörü de Türkiye’nin önemli gelir kapısı. Ucuz bir rakip gelip fiyat kırmış gibi olur, Türkiye’nin ihracatını özellikle turizmde, ama o da gelecek yıldan sonra, etkileyebilir.

AB’ye etkisi ise kısıtlı kalır. Acıtır ama yaralamaz. Yunan borcu 312 milyar Avro. Bunun %77’si Avrupa Merkez Bankası, IMF, EFSF ve Yunanistan’a borç veren ülkelere. Kalanı özel sektöre.

Japonya Türkiye’ye tekrardan olumlu bakabilir

2008 yılındaki Lehman krizi süresince Türkiye’nin gösterdiği performans Japonya’nın Türkiye’ye olan ilgisinin artmasına sebep olmuştu. Dinamik ekonomisinin hemen toparlanabilmesi ve büyümeyi sürdürmesi, siyasi ve ekonomik türbülans içindeki bir bölgede istikrar sembolü olarak Türkiye’nin Japonya nezdinde yıldızını parlatmıştı.

Yunan krizinin dejenerasyona uğraması aynı etkiyi yapabilir. Avrupa daimi bir kriz içinde, Rusya ambargo altında, orta doğunun durumu belli, Afrika’da orta doğu gibi olmak üzere. Bu durumda Japon şirketleri Avrupa içinden Türkiye’yi idare etmektense Türkiye ile olan ilişkilerini tekrardan derinleştirmek isteyebilir.

Günün Fotoğrafı- Watanabe Satoru’yu tanıyalım

Satoru Watanabe Japonya’nın duayen fotoğrafçılarından. Geçenlerde sergisini gezmiştim. Eserlerinde fotojurnalizm ve realizm etkileri var. Bu da onu realist fotojurnalist yapıyor her halde. Ama bu birleşmeyi her eserinde görmüyoruz. İki akım arasında gidip geliyor. Web galerisini gezmenizi tavsiye ederim. Watanabe’nin internet sitesine gitmek için aşağıdaki fotoğrafın üzerini veya bu linki tıklayın. İyi seyirler.

Satoru Watanabe Homepage ekranın kopyası

Satoru Watanabe Homepage ekranın kopyası

Not: Bu yazıyı beğendiyseniz veya faydalı bulduysanız paylaşın. Aşağındaki sosyal medya linklerine (facebook, twitter, tumbler vs ) tıklayarak paylaşabilir veya başkalarına gönderebilirsiniz.

Yorum bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s