Japon polisi ile kısa bir karşılaşma

Üye olmak için burayı tıklayın, yazılar doğrudan posta kutunuza gelsin, internet sansürlense de okuyabilin (bilgileriniz gizli tutulur)

Japonya başbakanı Şinzo Abe’nin başbakanlık konutu ulusal meclisin heme yanı başındadır. Cepheden Sotobori Caddesi’ne bakar, Hie Tapınağı ile komşudur. Hafta içinde iki- üç kez önünden geçerim. Şehrin bu kesimi Hibiya Parkı’na yakındır, ben de buralarda olduğum zaman gideceğim yerlere metroya binmektense yürüyerek gitmeyi tercih ediyorum, hava güzelse keyif veriyor.

Dün (Cuma) öğleden sonra meclis kütüphanesindeydim. İşimi bitirip çıktığımda hava kararmıştı, 6:30’a geliyordu. Hemen yanımızdaki Meclis durağından metroya binmektense Başbakanlık Konutu’nun önünden geçen yolu takip ederek bir sonraki istasyona kadar yaya gitmeyi tercih ettim.

Yürümeye başladıktan biraz sonra, ileride yolun karşı tarafından cılız ama tempolu ve düzenli tezahüratlar duydum. Başbakanlık Konutu’na yaklaşınca küçük bir grubun Abe’ye karşı protesto gösterisi yaptığını gördüm. Karanlıkta net olarak seçilmiyordu ama herhalde 50-100 kişiydiler. Sendai nükleer santralinin yeniden faaliyete alınması için yapılan hazırlık çalışmalarını protesto etmek için toplanmışlardı. Polis önlem almış, Başbakanlık Konutu ve mebus binalarının önünde barikatlar kurmuştu. Göstericilere bir müdahelede bulunmadan seyrediyordu. Muhalif gurup da yolun karşı tarafında toplanmış, bir davul ve düdükler eşliğinde başbakan Abe ve nükleer karşıtı sloganlar atıyordu.

Durum ilgimi çekti ve cebimden akıllı telefonumu (iPhone6) çıkartıp videoya kaydetmeye başladım. Bir yandan da yürüyordum ve barikat kurmuş polislere yaklaşıyordum. Önce 12 saniyelik bu videoyu izleyelim

Gördüğünüz gibi polisler beni durdurdular. Neden bilmiyordum. Belki video çektiğim içindir. Nereye gittiğimi sordular. Ben de yürüdüğümü söyledim. Tam bu sırada arkadan gelen birisi yanımızdan geçip gitti. Bunun üzerine ben de öbür kişiyi neden durdurmadıklarını sorup yoluma devam etmeye koyuldum. Bunun üzerine aramızda şöyle bir konuşma geçti.

[Polis] Ne tarafa doğru gitmek istiyordunuz?

[Ben] Düz yürüyorum işte (ileri doğru bir hamle yaptım)

[Polis] (benimle beraber bir adım atarak) Evet ama nereye gidecektiniz?

[Ben] (“istasyona” diyecektim ama vazgeçtim) Nereye gideceğimiz neden size söylemek zorudayım?

[Polis] Yok, yani şey, tabii ki söylemek zorunda değilsiniz de…

[Ben] Eee? Neden soruyorsunuz o zaman?

[Polis] Şimdi şu gösteri var ya? Hah işte eğer oraya gitmek isterseniz, yollarda barikat var zor olur size oraya kadar refakat edelim diye düşünmüştük de.

[Ben] ….. (şaşkınlıktan küçük dilimi yuttuğum için önce bir şey diyemedim)

Her halde şunu demek istemişti polis: Karşı kaldırımda gösteri yapanlar yola çıkmıyorlardı, yaya geçidi ise göstericiler serbestçe slogan atabilsinler etraftan rahatsız edilmesinler diye kapatılmıştı. Eğer ben o guruba katılmak istesem hemen karşıya geçmem mümkün olmayacaktı. Büyük bir olasılıkla polisler trafiği durdurup, yolun öte tarafına kadar refakat edeceklerdi.

Sürrealist bir durumdu bu. İlk başta hemen tepki veremedim. Durumun keyfini hafifçe çıkardıktan sonra kendilerine nezaket gösterdikleri için teşekkür ettim. Gösteriye katılmak gibi bir niyetim yoktu. Eve dönüyordum, biraz fotoğraf çektikten sonra en yakın istasyona kadar yürüyüp trene binecektim. Bir sakıncası var mıydı? Tabii ki yoktu. İyi geceler geçirmemi dileyip döndüler.

Cılız gurubun sesi az çıkıyordu, ve sloganlar futbol maçı tezahüratına benziyordu. Şarkılı sloganlardı bunlar. Daha kaç saat bağırıp söylendiler bilmiyorum. Ben kısa bir video daha çektim, tam Abe’nin Başbakanlık Konutu önünden. Burada bir hayli bariyer ve polis vardı ama kimse bir şey yapmıyordu. Sadece bakıyordu.

Gösteri genel olarak ilginç değildi. Zaten hava da soğuktu. Tek ilginç olan polisin göstericilere yardım etmesiydi her halde. Dönüp bariyerlerin arasından Başbakanlık Konutu’nun yan y0luna girdim. Oradan da Hie Tapınağı ve arkasında Akasaka bölgesine geçtim. Kore restoranları ile meşhurdur bu bölge. Ve her zaman cıvıl cıvıldır. Neşeli insanlar, yeni başlayan geceye hazırlanan konsomatris kadınlar, müşteri çekmeye çalışan restoran çığırtkanlarının arasından geçerek Metro hattının damarlarına daldım. Hafızamda “nereye gideceğimi niye söylemek zorundayım” diye sorduğum soruya verilen cevap vardı.

Yorumlar

Yorum bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s