Denizin altı keyif yerine kabus olunca

Tıklayın yazılar posta kutunuza gelsin. Internet sansürlense bile okumaya devam edin(üyelik bilgileri gizlidir)

not: Kayıp dalgıçlar hakkındaki son gelişmeleri yazının sonuna ekledim (17 Şubat)

Endonezya’nın turistik Bali bölgesi Nusa Penida (Penida adası) yakınlarında dalış yapmaya giden 6’sı kadın 7 Japon’dan iki gündür haber alınamıyor. Dalış ekibinin akıntıya kapıldığı ve sürüklendiği düşünülüyor. Aramalar devam ediyor. Haberi için burayı tıklayın(ingilizce).

Nusa Penida’yı bilirim. Orada dalmıştık. Bugüne kadar fazla konuşmadığım tatsız bir anımız var. Tuttuğumuz teknenin yetersiz, hocaların bilgisiz ve tecrübesiz olduğuna bağlamıştım. Oysa anlaşılıyor ki bölge belalı bir yer. Bizim başımıza gelenlerden sonra da aynı çevrede ölümcül kazalar olmuş.

6 yıl önceki Noel tatilini Bali’de geçirdik. Ubud ve çevresinde 7 gün, Sanur ve etrafında 6 gün, Jimbaran’da 4 gün kaldık. Gezi boyunca 1500 fotoğraf ve 9 saatilik video çekmiştim.

İlk dalışımız Liberty’e

18 Aralık günü Candidasa-Tulamben kıyılarındaki Liberty batığına iki dalış yaptık. Havanın bulutlu ve yer yer yağmurlu olmasın karşın görüş uzaklığı 20 metre, dalış rahatlığı da tatmin edici seviyedeydi. Tulamben’de Japonlar tarafından işletilen bir dalış merkezinden ekipman kiralayıp bölgeyi ve batığı bilen bir rehber tuttuk. Karım denizin dibinde bulunan ve Japoncası “Umiuşi” olan biblo gibi canlılara meraklıydı. Yaptığı seramiklere ilham alıyordu.

Skuba dalışı yapanlar bilirler, dalış noktasına ya sahilden yüzerek gidersiniz, veya da tekneyle. Batık kıyıya yakındı. Sahil girişi yaptık. Ekipmanları kuşandığımız yerin yanında köylülerin tarlası vardı. Karasaban ile tarım yapıyorlardı.

Bu tarlanın kıyısından dalışa başladık

Bu tarlanın kıyısından dalışa başladık

Oğlum o zaman iki yaşından gün almaya yeni başlamıştı. Dalış merkezinde çalışan genç bir kız bakıcısı oldu. O günkü dalışlarımız sorunsuz geçti.

Liberty batığına yüzerken üzerimizden balık sürüsü geçti

Liberty batığına yüzerken üzerimizde bir balık sürüsü bize eşlik etti

Batığın güvertesinde girerken

Batığın güvertesinde girerken

Karıma ilham olan "Umiuşi"ler

Karıma ilham olan “Umiuşi”ler

Batığın içinde çektiğim bir videoyu yazının sonuna koydum. İzleyebilirsiniz.

Denizin dibi

Deniz dibi solucanları

Batığın içini tamamen planktonlar kaplamıştı

Batığın içini tamamen planktonlar kaplamıştı

Tulamben yakınlarında Bali’nin meşhur Kintamani gölü ve Batur dağı vardır. Ertesi günlerde daha kuzeyde doğa güzellikleri ve tapınakları ile meşhur Begudul yöresine gittik. Daha sonra da arka yolları takip ederek, kimi zaman yakıtsız kalıp yöredeki evlerden şişe ile benzin alarak, Bali’nin güneyine vardık.

Teras şeklindeki pirinç tarlaları

Teras şeklindeki pirinç tarlaları- Begudul

Güney Bali, gün batımı

Güney Bali, gün batımı

Sanur’a geçiyoruz

Sanur’daki Hyatt Regency oteline Aralığın 21’inde yağmur altında giriş yaptık. 22 ve 23 Aralık’da hava düzelmedi. 24 Aralık, Noel günü, sabah sakindi. Otelin yanındaki kamp yerinde yerel esnafın işlettiği Surya Dive Center adında bir dalış merkezi buldum. Hava kapalıydı ama yağmur veya fırtına beklenmiyordu. Rotada ve ücrette anlaştık. Kaan’ı bırakabileceğimiz bir bakıcıyı otelden ayarladıktan sonra saat 10 gibi karım, ben ve iki rehber Penida adasının önündeki Lembongan bölgesine yakınlarındaki SD Noktası’na doğru yola çıktık.

O günden aklıma kazılı kalan bir enstantane var. Tekneye bindikten sonra geriye döndüm. Kaan, bakıcısının kucağındaydı. Bize el salladılar. Bir an için de olsa oğlumu son görüşümmüş gibi bir his duydum. Ve bir korku düştü yüreğime. Ya ikimize birden birşey olursa Kaan ne olacaktı? Hiç böyle bir olasılığı düşünmemiştik.

Hızla bu düşünceyi kafamdan silip attım. Bizimle beraber denize açılan başka tekneler vardı. Sahte bir güven duygusu verdiler.

Görüş uzaklığı kötü, hava bozuyor

Yarım saatlik yolculuktan sonra rehberimiz ilk dalış noktasına geldiğimizi söyledi. Deniz dalgalıydı, hava da gittikçe bulutlanıyordu. Ekipmanları kuşanıp kendimizi suya bıraktık. Bu kez görüş uzaklığı kötüydü- seyir defterimize 5 metre diye not düşmüşüz. Yani hiçbir şey görmek mümkün değildi. Güçlü akıntıyı ve dalgaları hissedebiliyorduk.

Sanur dalışında çekebildiğim yegane düzgün fotoğraflardan biri

Sanur dalışında çekebildiğim yegane düzgün fotoğraflardan biri

CIMG1821

çok derine dalmadık ama gene de görüş kalitesi kötüydü

Skuba dalışlarında bir parti yaklaşık 40 en fazla 50 dakika sürer. Derine indikçe daha da kısalır-zaten vurgun tehlikseinden dolayı uzun da kalamazsınız. Bizim ilk dalışımız da 42 dakika sürdü. 26 metreye kadar indik. Bu dalış benim 56. deneyimimdi. PADI’den Advance Diver sertifikası sahibiyim.

Su yüzüne çıktığımızda yağmur başlamıştı. Havadaki bulutların renkleri beyazdan griye dönmüş, dalgalar da irileşmeye yüz tutmuştu. Rehberimiz havanın sorun yaratmıyacağı fikrindeydi. Penida adasına doğru devam edebileceğimizi söyledi. Etrafımızdaki tekneler gitmişti. Peki hava raporunu alabileceği bir ekipmanı varmıydı? Hayır yoktu. Sonradan öğrenecektim ama teknenin telsizi de yoktu, GPS cihazı da. Pusulası da bozuktu.

Karımı deniz tutar, beni de. İkimiz de bulantıya karşı ilaç içmiştik ama şiddetini artıran dalgalardan eşim rahatsız olmuştu. Devam edersek mide bulantısını bastıramaz duruma gelecekti. Ayrıca gökyüzünün ve yağmurun durumu hoşuma gitmemişti. Ortaokul ve lise yıllarımda izcilik-dağcılık yapmışlığım vardır. Dağcılığı erken yaşta öğrendim. Sert kış koşullarında kamplarımız olmuştu. Bizi gerçekten iyi eğiten abilerimiz vardı. O günlerden aklımda kalan bir kaç şey varsa onlardan biri de doğa ile dalaşılmayacağıdır. Hele ekipmanınız yetersizse.

Teknedeki tek müşteri bizdik zaten, istişare etmeye bile gerek yoktu. Dönmesini söyledim.

Sağanak, sis, ve akıntı içinde yolu kaybediyoruz

Bundan sonrasını çok fazla detaylı anlatmaya gerek yok. Hava daha da kötüleşti, dalgalar büyüdü 2.5 metreye kadar ulaştı. Küçücük teknemiz oyuncak gibi savrulmaya başladı.

Ardından sis bastırdı. Bembeyaz bir dünyanın içinde kaldık. Hiçbir yeri göremiyorduk.

Karım önce ardı ardına istiğraf etti sonra da yarı baygın bir duruma düştü. Emin bir yerde yatırdıktan sonra bizi sahile döndürmeye çalışan iki rehbere yardım etmeye çalıştım. Ama yapacak fazla bir şey yoktu. GPS cihazı olmadığı için yerimizi tam bilemiyorduk. Pusula da çalışmıyordu. Sisten dolayı kıyıyı belirleyemiyor, nereye doğru gittiğimizi bilemiyorduk. Yağmur şiddetlenmiş sağanak yağmura çevirmişti. Teknenin silecekleri de çalışmadığı için kaptanlar mecburen bir dümene geçiyorlar bir dışarı çıkıp yönü tutturmaya çalışıyorlardı.

Telsizle yardım istemesini söyledim. Telsizi yokmuş.

Böyle durumlar insana garip bir kuvvet geliyor. Tekne berbat bir halde sallanmasına rağmen adrenalinden olsa gerek ne midem bulandı ne de gücüm kesildi. Bu beladan nasıl çıkacağımızı düşündüm Bir yandan da sürekli midesindekileri çıkaran karımı rahatlatmaya çalışıyordum.

Bir süre sonra kıyıya dönemeyebileceğimizi farkettim. Telefonum yanımdaydı. Sinyal alıyordum. Önce oteli aradım. Resepsiyondaki görevlinin İngilizcesi iyi değildi, ben de onların lisanını konuşmuyorum. Zar zor derdimizi anlattım ve sahil güvenliğe haber vermelerini söyledim. Olur dedi beni tuttu beni otel güvenliğine bağladı!

Otelden umudu kesince Tokyo’yu, karımın kız kardeşini aradım. Havadan sudan konuştuk. İçinde bulunduğumuz durumu söylemedim. En kötü durumda ulaşıp Kaan’ı haber verebileceğim birinin olması içimi rahatlatmıştı. Daha sonra Türkiye’yi abimi aramayı düşündüm. Ama saat farkından dolayı uyandırıp bir de endişelendirmek istemedim.

Dalgalardan kıyıya yanaşamıyoruz

Bir süre sonra kıyıyı seçebilmeye başladık. Rehberlerimiz nerede olduğumuzu anladılar. Ama bu kez de kıyıya yaklaşamıyorduk çünkü dalgalar geçit vermiyordu.

Bali’nin bu yöresinde Kuta (sörfçüler arasında meşhur bir bölge) gibi dalgalar açıkta kırılır, yani kaptan tekneyi sahile sürse dalgaların arasından geçemeyecek, deniz büyük bir ihtimalle bizi aldığı gibi suya çalacak ve batıracaktı. Tekne, ekipmanlar ve hazırlık sıfırdı ama en azından bizi suyun üstünde tutmayı becerdiler. Kıyıya paralel seyir ettik ve bata- çıka-savrula geçen 4 saatten sonra emniyete ulaştık. 

Sanur kıyı- Sular med-cezir nedeni ile çekildi

Sanur kıyısı- Sular med-cezir nedeni ile çekildi

Karaya ayak bastığımda bir hayli rahatlamıştım.

Bali’de kalan günlerimizi dinlenerek geçirdik. Sanur’dan ayrıldıktan sonra Jimbaran’a geçtik. Bizi gene yağmur karşıladı. Teknede geçen 6 saati çok fazla konuşmadık. Arada sırada. Ta ki bu sabaha, gene o bölgede kaybolan 7 dalgıç haberini duyana kadar. Umarım aralarında kurtulan olmuştur.

Bu olaydan sonra da dalmaya devam ettik. Bugüne kadar Filipinler, Saipan, Palau, Tayland, Bali, Hawaii, Mısır, Türkiye ve tabii ki Japonya’da daldım. En güzel dalış Palau ve Okinawa’da

Bu enstantane Okinawa Kumejima'dan

Bu enstantane Okinawa Kumejima’dan

Palau’yu  anlatan yazım için burayı tıklayın.

Liberty batığının YouTube videosu aşağıda

Bali’de kayıp dalgıçlardan 5’i bulundu

Bir mucize oldu ve kayıp dalgıçlardan 5’i sağ bulundu. Dalış noktasından 20 km uzağa sürüklenmişler, bir kaya parçasına çıkıp bir arada 3 gün hayatta kalmayı başarmışlar.

Ekip “drift diving” adı verilen akıntı dalışı yapıyormuş. Bu dalış tipinde tekne sizi bir noktada bırakır ve akıntı yönünde ileriki bir noktadan alır. Efor sarfetmeden akıntının gücünü kullanarak yapılan bir dalış tipidir. Tecrübe ister ama tehlikeli değildir.

Tekne kaptanının televizyondaki söylediklerinden şunu anlıyorum: Grubu suya bırakmış, sonra yağmur, dalga çıkıp da görüş kısalınca ekibi kaybetmiş. Biraz aradıktan sonra da hava kötü diye dönmüş. Kanım dondu. Yani, dalgıçları öylece kaderine terk etti açıkta. İnanılır gibi değil. Bu adam drift diving’in ne olduğunu bilmiyormuydu? Akıntı yönünde tekneyi hareket ettirip farklı bir noktadan onları alacağının ayrımında değil miydi?

Bu 5 dalgıç bir arada kalabilmişler. Kurtulmalarını da buna borçlular. Halen kayıp ikisinden henüz haber yok. Galiba Bali’nin rehberlerinde sorun var. Ne ekipmanları düzgün ne de işi biliyorlar.

lost divers 2

Kurtulanlar sevinç içinde (TV’den)

Nasıl Kayboldlar? Sol tarafta Sanur Sahili, ortadaki nokta bizim de daldığımız nokta, sağ alt köşe bulundukları yer

Sol tarafta Sanur Sahili, ortadaki nokta bizim de daldığımız nokta, sağ alt köşe bulundukları yer(TV)

Nasıl kurtarıldılar? Detaylı haber ve fotoğraflar için burayı tıklayın(ingilizce)

Yorum bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s