Japonya’da yaşamak her gün bir nehir geçmektir

“Stress bizi mahvediyor”

Jonathan King

nehir002_1

Jonathan’a göre Zen zihni günlük hayatın getirdiği yük ve sorunlardan arındırıyordu.

Engellerden kurtarılmış bilinç çetin durumlara, zor sorulara meydan okumayı kolaylaştırır.

Yaşamın yükü altında ezilen insan hiçbir şey yapamaz hale geldiğinde kendi yarattığı bir esarete saplanır.

Zen zincirlerden kurtuluş yoludur.

nehir005

Bana göre ise nefsin ıslahıdır,

Sabahın kör bir vaktinde, ve günün diğer zaman dilimlerinde, belki iki saat belki daha da uzun, ya da kısa bir süre tek bir noktada düşünceyi yoğunlaştırmak; sabır, fedakarlık ve irade ister.

Sabır, fedakarlık ve irade nefsi ıslah eder.

Namaz gibi.

Peki her ıslah edilen nefis kabul görür mü?

Sabır, cesaret ve güven olmadan kazanılan ıslahat saf değildir. Sonunda da aynı tatlı ve rahatlatıcı özgürlük yoktur zaten.

Güvenmeden ele geçirilen şey, her ne ise yok sayılır.

Jonathan konuşuyor

Yolda gidiyorduk. Yalnızlığına çözüm, müziğine ilham, yaşamına hedef, varoluşuna neden arıyordu.

“Geçen gün arabamı sürerken aniden omzuma bir ağrı saplandı kaldı”

 “Stress bizi mahvediyor” dedi.

Sabahın dördünde kalkmıştık. Saat 5 civarı ahşap mabedin önündeydik. Tapınakta yaşayanlar uyanmamışlardı. 

Ayakkabılarımızı çıkartıp içeri girdik. Yerler sanki yeni cilalanmış gibi kaygan ve parlaktı.

Mutlak sessizlik hakim burada, havada hafif nem ve küf kokusu var. Biz bir bölmeden diğerine geçerken adımlarımız altında esneyen yüzlerce yıllık kalasların çıkardığı gıcırtılar; belli belirsiz yayılıyordu etrafa.

Gün ağarmaya başlamış ama içerisi loş.

En son oda diğerlerinden biraz daha geniş. Sade bir yer. Duvarın önüne sekiz tane minder konmuş.

Minderlere duvara bakacak biçimde otur. Gözler önde bir noktada. Sabit bir yere bakılmasa da olur. Asıl olan vücudun ve aklın bulduğu denge noktasıdır. Zorlamadan O’na ulaşmaya çalış.

nehir004

Uyuma. Tek noktaya bakıp hipnotize olarak Zen’e ulaşılmıyor.

Nefsin yeniden şekil alabilecek kıvama gelecek. Düşüncen bedenden ayrılırken, beden kendisi ile uyumlu kalıbını bulacak.

Dışardan bakan alakasız bir kişi için gördüğü oturma biçimi aykırı gelebilir.

Oysa, vücut iskelet tarafından kusursuz taşındığı noktayı bulmuştur, kaslar bile kullanılmaz artık.

Ruhun bedenden ayrıldığı hissi uyuşma ile ilintili, öylesine uyuşuyor ki vücut eller, bacaklar hissedilmiyor bile. Ağırlığın yok olduğu bir boyut.

Bilinç açıkken ve etrafta olan bitenin farkındayken maddenin ortadan kalktığı an’ı, arıyoruz. Varken rüzgara karışmak.

Havada toz olmak.

Bir kelebek bile uçmak için çaba sarfeder. Mutlak bir eforsuzlukla, rüzgara konabileceğimiz noktadayız.

nehir012

Ağırlık denilen insanın ortaya çıkardığı bir kavram. Doğayı madde cinsinden açıklamaya çalışınca o kaç kilo, bu kaç ton bilinmezse denklemler kurulamıyor.

Ama ruh ağırlığı? Var mı böyle bir şey? Madde içindeyken maddenin ağırlığından sıyrılmak mümkün mü?

O boyutda (hangi boyutta) içinde bulunulan mekan da değişebilir, zaman da.

Zen nehri hangi yere akıyor, nereye geçit veriyor.

O noktada tüm yükler nasıl toz olur, uçar gider.

Ruh sıkıntısı denilen madde ile olan uyumsuzluk mu? Kilo ile ölçmek mümkün değil.

En iyisi uçup gitmesini sağlamak.

Yorumlar

  1. Zaten Japon halkı da streslerini biraz daha azaltmak için kendilerini işlerine öylesine adıyorlar ki inanılmaz derecede. Genel olarak konuşmak gerekirse bir Japon iç herşeyden önce işi gelir, hatta öyleki bazen Ailesinden, arkadaşlarından tanıdığı herkesten ve hatta hatta dininden bile önce geliyor iş hayatı Japonyada. Sistem o şekilde kurulmuş yani, biz Türkler için bayağı garip bi durum anlayacağınız.

  2. Japonya’da bizim anladığımız anlamda bir din yok. Çalışmak ise deyim yerinde ise ibadet yerine geçiyor. iş önemli çünkü profesyonel bir toplum. Bireyler çalışarak, iş yaparak ailesini geçindirdiğinin ve topluma katkı yaptığının farkında. Halkın stres seviyesine gelince; yazıdaki Jonathan Japon değil ABD’li. Japonlar stresli bir toplum değiller.

Yorum bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s