Tıklayın yazılar posta kutunuza gelsin(üyelik bilgileri gizli tutulur).
“Hakikat bizi hür kılacaktır*“”
“Hakikatle karşılaşmadan, hakikate hazır olup olmadığımızı bilemeyiz”
Yetişkin bir insanın Japon dilinde okur-yazar olabilmesi zor ve eziyetli uğraş. Ama okumak ve araştırmak Japonların en iyi yaptıkları işlerden biri. Dili öğrenmeye daha bebekken başlamalarından kaynaklanan bir şey olmalı bu. Bir diğer sebebi de kitap, dergi, veya gazetelere rahatça ulaşabilmelerinde herhalde. Japon alfabesini, yani Kanji diye bilinen şekilleri, hatmetmek zor zanaat olduğu için yayınlara erişimi kolaylaştırmış olmalılar. Yoksa memleket cahil kalırdı.
Japonya’da üç bin yüz’den fazla halk kütüphanesi varmış. Ama bu miktarı az buluyorlar. Çünkü kırk bin kişiye bir kütüphane düşüyormuş. ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, Kanada, İtalya, ve Rusya’da ortalama her altı bin kişiye bir kütüphane düşermiş.
Her semte bir halk kütüphanesi
Benim gördüğüm kadarı ile neredeyse her semtte bir halk kütüphanesi var. Kimisi tren istasyonunun hemen yanında, kimisi bir ilk okulun veya belediye binasının içinde. Bazıları da kendi binasında. Okumak isterseniz kitapsız kalmanız mümkün değil bu şehirde.
Semt kütüphanelerinde roman, çocuk kitabı, gazete bolca bulunuyor. Büyükler için okuma odaları, küçükler için oyun-okuma alanları var. Ayrıca gene minikler için okuma seansları düzenliyorlar. Ama semt kütüphanelerinde her kitabı bulamıyorsunuz. Mesela iyi bir Türkiye kitabı için semt kütüphanelerinin dışına gitmek gerekecek.


Kütüphaneler tarihi binalarda değil
Bir süre önce Facebook’da dünyanın en güzel kütüphanelerini konu alan bir paylaşım vardı. Çoğu tarihi, her biri birbirinden ihtişamlı yapılar. Ne yazık ki Tokyo’daki tarihi yapılar ikinci dünya savaşı sırasında harab oldular. İki tanesi hariç kütüphanelerin hepsi yeni binalarda hizmet veriyor. Chuo belediyesi sınırları içindeki Nihonbaşi kütüphanesi restore edilmiş tarihi bir binada, Chuo ilkokulunun hemen yanında.



Diğer tarihi binaya sahip kütüphane ise Ueno Parkı’nın yanındaki Uluslararası Çocuk Edebiyatı Kütüphanesi. Burasının binası daha büyük, daha etkileyici. Ayrıca sanatsal Ueno’da olması da bir başka özelliği.

Benim favorilerimden biri Hibiya Kütüphanesi. Şehrin göbeğindeki Hibiya Parkı’nın içinde. Bu park çok güzeldir. Canın mı sıkıldı? Çık dolaş. Zaten Tokyo’nun Kızılay-Bakanlıklar diye bilinen bölgesinde, yani merkeze çok yakın.


Tokyo Metropolitan Kütüphanesi ve Ulusal Meclis Kütüphanesi
Semt kütüphanelerinde ciddi bir araştırma yapmak isteyenlerin işine yarayabilecek kaynak pek fazla yok. Bu iş için, üniversite kütüphaneleri dışında, Tokyo Metropolitan Merkez Kütüphanesi, ve Ulusal Meclis Kütüphanesi var. Tokyo Metropolitan Kütüphanesi şehrin en kıyak semtinde, Hiroo’daki Arusigawa Parkı’nın içinde. Burada iki milyona yakın kitap, ve döküman var. Yabancı dilde kitaplar da bulunuyor. Araştırma yapmak için ideal bir yer.




Metropolitan kütüphanesinde bol miktarda harita, eski döküman, nadir ve arşivlik yazma bulunuyor. Özellikle haritalar Tokyo’daki değişimler hakkında fikir veriyor. Bir başka kaynak ise fotoğraf albümleri. Yıllar boyunca şehir ve kültür nasıl gelişmiş görebiliyoruz.


Japon Ulusal Meclis Kütüphanesi ise meclisin tam karşısında. Burası da devasa bir bina. On milyona yakın kitap ve belge barındırıyor. Meclis kütüphanesinin bir özelliği dışarıya kitap çıkaramıyor olmanız. Her şey elektronik ortama dökülmüş. Kitaplar ortada değil. Okumak istediğiniz kitabı bir bilgisayar yardımı ile rezerve ediyorsunuz. On beş ila otuz dakika içinde depodan çıkıp geliyor. Aynı gün saat akşam yediye kadar kitabı geri vermeniz gerek.


Ankara’daki Milli Kütüphane’nin web sitesinde verilen bilgiye göre Milli Kütüphane bir milyon adet kitabı barındırıyormuş.
Meclis kütüphanesi biraz hastane ortamını andırıyor. İnsanlar ana bankonun önünde sipariş verdikleri kitabı bekliyor, sonra da okumak için bir okuma salonuna gidiyor. Eski kitap ve kağıt kokusunu teneffüs ederek okumak mümkün değil. Sterilize edilmiş bir ortam içindesiniz. Belki de bu kadar fazla sayı ve çeşitte kitaba ulaşabiliyor olmanın bedelidir bu.
Bu kütüphanede Japon Meclisi’nin tüm oturum tutanakları var. Ayrıca Birleşmiş Milletler, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, Dünya Sağlık Örgütü gibi uluslararası kuruluşların karar, oturum özetleri de bulunuyor. Alman, Fransız, İngiliz parlamentolarının kararları ve bu ülkelerin Resmi Gazetelerini de bulmak mümkün. Tabii AB’nin de tüm dökümanları var.
Kütüphanelere giriş zahmetsiz
Semt kütüphanelerine ve Tokyo Metropolitan Kütüphanesine girmek için bir şey ibra etmenize gerek yok. Serbest. Kitap ödünç almak için kayıt oluyorsunuz. Herkes kayıt olabilir. Tek istenen Tokyo’da ikamet ediyor olmanız. Kayıt formuna yazdığınız adresi teyid edecek ehliyet vs gibi bir belge ile hemen on dakikada üye olunabiliniyor.
Her yıl dört milyar kitap, dergi
Her yerde okuyan insanlar var. Zaten göz sağlığını muhafaza edebilen Japon az. İnsanlar ya gözlük ya da lens kullanıyorlar. Japon Yayıncılar Birliği’nin verilerine göre iki bin on bir yılında yetmiş beş bin sekizyüz on yeni kitap toplam üç yüz altmış dört milyon adet ilk baskı yapmış. Piyasada olan dokuz yüz bin küsur kitabın yaptığı ikinci, üçüncü ve bilmem kaçıncı baskılarla beraber bir yılda bir milyar yüz yetmiş altı bin kitap raflara girmiş. Ayrıca üç bin iki yüz yetmiş dokuz aylık dergi iki milyar yüz bin adet, yüz iki haftalık dergi dokuz yüz yirmi milyon adet basılmış. Yani toplam olarak yaklaşık yılda dört milyar kitap, dergi üretiliyor. Bu rakama gazete dahil değil.
Bu yayınlar, yüzde seksen’i Tokyo’da olan üç bin sekiz yüz küsur matbaa tarafından hazırlanıp yetmiş toptan dağıtıcı aracılığı ile Japonya genelindeki on beş bin küsur kitapçıya verilirmiş. Bir de metrolarda ve yollarda gazete, dergi ve pembe roman satan kiosklar var. Baskıdan kalkmış, ve ancak sahaflarda bulunabilen eski kitaplar ise ayrı. Evlerdeki kütüphaneler de.
>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>
Tokyo sahaflarında bir gezinti—-> Burayı tıklayın ve okuyun
<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<
Kütüphane yoksa seyyar okuyucu var
Tokyo büyük şehir. Başkent. Olanakları da bu nedenle çok. Tokyo dışında Japonya’nın ücra köşelerinde, köylerde insanlar nasıl okuma alışkanlığı ediniyorlar? Eskiden, teknoloji bu denli gelişmemişken ve Japonya fakir bir ülkeyken çocuklara nasıl kitabı sevdirdiler?
Kültürel bir tutkuları var okumaya Japonların. Kütüphanelerin olmadığı ücra köşelere eskiden katır sırtında veya bisikletle seyyar okuyucular gidermiş. Hala hafta sonlarında parklara gelip çocuklara hikaye anlatırlar. Kukla oynatır gibi.


Okumak isteyen için her yer kütüphane aslında. Hayatın anlamı sanki kelimenin anlamında gizliymişcesine okuyor Japonlar. Peki onlarca yıldır basılan bunca kitap nereye gidiyor? Bir kısmı sahaflara. Değerli ve eski kitaplar. Tokyo’nun sahafları kelimenin gerçek anlamının gizlendiği yerler. O da bir başka yazıya.
* Bu yazı Ulusal Meclis Kütüphanesinin duvarına oyulmak suretiyle yazılmıştı

Yorum bırakın