Japonya’da yoksa “inkan”ın, cismi olsa bile ismi tanınmaz insanın

Burayı tıklayın Japonya Bülteni dogrudan posta kutunuza gelsin

Japon idari ve sosyal yaşamının temel taşlarından biridir inkan. Hanko da deniyor, “mühür” anlamına gelir. Klasik ve geleneksel anlamı ile bildiğimiz mühür. Mutlaka adınıza ait, özel yaptırılmış ve kayıt altına alınmış bir tane olması gerek. Kaybederseniz yandınız. Sağ elinizin başparmağını kestirmiş kadar mağdur olabilirsiniz. Çünkü inkan Japonya’da parmak izi yerine geçecek kadar ciddiye alınıyor. İmza sistemi geçerli değil ve yaygın olarak da kullanılmıyor. Devletle olan tüm resmi işlerde gerekli. Ayrıca bankada hesap açtırırken, şirkete girerken, ehliyet alırken, ev satın alırken ve benzeri önemli faaliyetlerde yaptığınız işlemin hukuk ve usul bakımından geçerli olması için inkan basılmış olması gerek. Inkan yoksa parmak izi vermek zorunda kalabilirsiniz.

Firmaların en az üç adet inkanı olur. Biri resmi yazışmalar ve kontratlar için, biri banka işlemleri için, biri de idari işlerde kullanılır

Firmaların en az üç adet inkanı olur. Biri resmi yazışmalar ve kontratlar için, biri banka işlemleri için, biri de idari işlerde kullanılır

Her inkan farklıdır

Mühürler yetkili mühürcülerde yaptırılır. Özel sipariş verilen her bir inkan farklı ve tekdir, parmak izi gibi. Ben iki tane yaptırmış, birini muhtarlığa kayıt ettirmiştim. Görünüşte birbirinin tıpa tıp aynısı olan bu iki inkan nanometrik bir noktada farklıymış. Bir keresinde yanlışlıkla bankada kullandığım mühürü değil de muhtarlıkta kaydı olanı ile para çekmeye gitmiştim. Memur fark etmişti. Hayretler içinde nasıl bu kadar küçük bir detayı tespit edebildiğini sorduğumda gülerek “işimiz bu” cevabını vermişti.

9632665_a8ba39e352

çeşit çeşit inkanlar vitrinde. Photo Angie Harms, copyright creative commons

Geleneksel sanat dalı

Japonlarda yüzyıllardır kullanılan mühür doğal olarak bir sanat dalına dönüşmüş durumda. Gerçek hanko ustalığı babadan oğula geçen bir zanaat gibi değer görüyor. Teknoloji çağında “çabuk ve ucuz” mühürcüler piyasayı ele geçirdiler ama bu sanatı el emeği göz nuru ile icra eden ustalar hala var. İyi bir el yapımı inkan kullanılan malzemeye göre bir hayli pahalı olabiliyor. Mesela, makina tezgahında 100 dolara oydurabileceğiniz bir mühür, fildişinden yapılır, ki fildişi ithalatı yasaklanmış durumda, ve bir ustanın elinden çıkar ise bir kaç bin dolara mal olabiliyor. En sık kullanılan malzeme akrilik, manda boynuzu, balina dişi, mermer, nikel, bambu, vesaire.

El yapımı bir inkan ve damgası. Foto: Matti Naskali, copyright: Creative Commons

El yapımı bir inkan ve damgası. Foto: Matti Naskali, copyright: Creative Commons

El emeği göz nuru ile oyulan mühürler. Foto: Matti Naskali, CC

El emeği göz nuru ile oyulan mühürler. Foto: Matti Naskali, CC

Her biri kendi özel kutusu içinde muhafaza edilen bu mühürler kullanım yerine göre farklı farklı yapılır. Resmi ve önemli yazışmalar, mukaveleler için “jitsuin” denilen ve en önemli mühür yerine geçen inkanlar var. Bunlar muhtarlığa kayıt ettirilir ve imza yerine geçer. İyi muhafaza edilmeli başkasının eline geçmemelidir. Bizimki kiralık kasamızda duruyor gerekince gidip alıyor kullanıp geri koyuyoruz. Banka hesaplarında “ginkoin” adı verilen inkan kullanılır. Bu da önemli bir mühür ve iyi muhafaza edilmeli.

inkanlar değişik malzemelerden yapılabiliyor. Kendi kutuları içinde muhafaza edilir.

inkanlar değişik malzemelerden yapılabiliyor. Kendi kutuları içinde muhafaza edilir.

Eskinin mum mühürleri gibi

Japonların imza atmayarak inkan geleneğini sürdürmeleri benim hoşuma giden bir ayrıntı. Aslında Türkler, Japon tipi mühüre yabancı değil. Tarihte ilk olarak Mezopotamya’da kullanılmaya başlanmış. Daha sonra Anadolu’ya yayılmış. “Ege tipi” denilen mühürler ince ve uzun. Demirden veya taştan üretiliyor ve önemli  yazışmalar ile kontratlarda kullanılıyor.

Osmanlı’da da mühür Japonyadaki gibi günlük yaşamın önemli bir parçasıymış ve statü, hatta güç sembolü olarak da kullanılırmış. Inkan zerafetinin tavan yaptığı yer ise padişahların tuğraları. Her biri el yapımı olan bu mühürler sanat eseri güzelliğinde ve bugün bile izleyenleri kendine hayran bırakabiliyor. Günlük yaşamda tüccar ve esnaf, işadamları, sıradan insanlar tarafından kullanılan damgalar eritilen mum üzerine mühür ile vurularak soğutuluyor. Günümüzde “soğuk damga” denen terminolojinin kökeni bu. Ne yazık ki modern çağda artık bireyler arasında kullanılmıyor.

Osmanlı'da günlük hayatın önemli bir parçasıydı mühürler

Osmanlı’da günlük hayatın önemli bir parçasıydı mühürler

Modern yaşamda imza kullanılıyor ama bu yöntemin sahterkarlığa açık olduğunu biliyoruz. Eskiden seyahat çeki denen bir kavram vardı, veya kredi kartlarında imza kullanılıyordu. Pek çok kereler bankada imza sorunu yaşadım. Hatta bir keresinde Istanbul’da bu nedenle parasız kalmıştım. Citibank çeklerdeki imzayı teyid edememişti. Bu nedenle aslında mühür eski bir yöntem olmasına karşı güvenilir bir araç.

Japonya’ya yolunuz düşerse hatıra olarak bir inkan yaptırmanızı öneririm. Kimbilir belki kullanırsınız da.

DSC_1175

Yorumlar

Yorum bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s