Türk yatırımcılara Japon tipi vurgun

Burayı tıklayın Japonya Bülteni dogrudan posta kutunuza gelsin

Türk gazetelerinde haberini okudum, Dolardaki yükseliş sırasında kur tahimini tutturamayan bireysel yatırımcılar, daha çok teyzeler veya amcalar, TL’nin değer kaybettiği bu son 6 ay içinde büyük montanlı zararlar etmişler. Kayıplar opsiyonlu döviz mevduatı denilen hesaplarda oluşmuş. Mudiler bankalara, bilerek veya bilmeyerek, opsiyon satmışlar. Piyasa oynayınca da kayıplar oluşmuş.

Japonya’da alası oldu

Buna benzer ve hatta daha kötü trajik olaylar 2000-2003 yılları arasında Japonya’da da yaşandı. Albenili hesap isimleri veya mevduat kontratları arasına gizlenmiş opsiyonları satan yatırımcılar piyasaların beklenmeyen hareketleri sonucu büyük zararlara uğradılar, kötü olaylar oldu.

Anladığım kadarı ile Türkiye’de dövize verilen faizin düşüklüğü pazarlama aracı olarak kullanılmış.

Japonya’da da mevduata verilen düşük faiz bireysel yatırımcılara pazarlanan bu tip mali ürünlerin cazibesini artırmıştı. Ama piyasalar alınan pozisyona ters yönde hareket yapınca zararlar oluşmuştu.

Japon hükümeti 2006 yılında finansal ürünlerin pazarlanması esaslarını düzenleyen mevzuatta kapsamlı değişikler yaptırdı. Gene de benzer olayların 2007-2009 yılları arasında yeniden cereyan etmesine engel olamadılar. Ardından mevzuat daha da sıkılaştırıldı. Bugünlerde finansal bir ürün satmadan önce geniş bir bilgilendirme ve profilleme seansı zorunlu tutuluyor.

Yatırımcı açısından yapılan işlem elinde olmayan bir malı satmak gibidir

Satılan malın değeri artarsa zarar edersiniz, azalırsa kar edersiniz.

Mevduat sahipleri sattıkları opsiyon karşılığı bir miktar paranın hesaplarına girdiğini görüyorlar ve seviniyorlar. Oh ne güzel para kazandım zannediyorlar.

Bu paranın bir külfeti olabileceğini, faiz veya temettü geliri gibi görülmemesi gerektiğini anlamıyorlar. Geçici bir süre piyasanın üzerinde getiri kazanıyormuş gibi hissediyorlar. Piyasa dönüp de zararlar oluşunca da kendilerini aldatılmış hissediyorlar.

Japonya’da da aracı kurumlar temettü oranları düşük olduğu için opsiyon satıp bedellerini pay başına ödeme yapmakta kullanıp müşteri cezbetmişlerdi.

Olur mu öyle şey

Oluyor. Yapılan işlem teorik olarak yasa dışı değil. Bankalar uygulamakta çekince görmemişler. İşler ters giderse müşteri ne kadar kaybeder? Hesap sahiplerine bu riskler anlatılıyor mu, veya ne kadar anlatılıyor bunu bilemem.

Türkiye’de SPK’nın vadeli işlemler ve opsiyon piyasası üzerine çok uzun bir süredir çalıştığını biliyorum. 1990’lı yılların ortalarında benim görüşlerime de başvurmuşlardı.

2000 – 2010 arası Japonya’da bankerlere, bireylere, ve kamu kuruluşlarına bu konuda seminerler vermiştim.

Opsiyon işlemlerine bireylerin girmesi manasız. Bu ürünleri alıp satan finans kurumlarının defterlerinde denge vardır, veya defterlerdeki riskleri dengelemek için bireylere satıyor olabilirler. Pozisyonlar tek başına değil tüm pozisyonların bütünlüğü içinde bir anlam kazanır.

Bankaların ve aracı kurumların fiyatlandırma avantajı var. Bireyler fiyatlandırma yapamadıkları için sürekli pahalı alıp ucuz satma sarmalı ile boğuşurlar ve bu nedenle de tek bir opsiyondan fazla bir şey kazanamazlar, aksine zarar ederler. Japonya’da fiyatlandırma riski biraz daha düşük. Piyasada rekabet var, sağlıklı fiyat bilgisine uzman görüşüne rahatlıkla ulaşılınabilir.

Bir yatırımcı kendisine lüks yemek kuponları, uçak biletleri gönderildiğini anlatmış.

Büyük bir olasılıkla bankaya değerinin altında opsiyon sattırıldı, ve bu değer farkının bir kısmı veya tamamı ile bu hediyeler alındı. Yani, müşterinin parası ile kendisine ikram yapıldı. Sattığınız malın değerini bilmezseniz olur böyle şey.

Sorulması gereken kritik soru

Her bir opsiyon işlemi, döviz kuru, borsa endeksi, altın fiyatı v.s. gibi bir finansal ürün üzerine alınmış ‘dopingli’ bir pozisyonu temsil eder. Öncelikle böyle bir işleme girmek istiyormuyum diye kendinize sorun. Pozisyon almak kötü değil, bilmeden pozisyon almak sakıncalı.

TL’nin değer kaybına karşı paranızı korumak için Dolar mevduatı açıyorsanız neden opsiyon satıyorsunuz? Son derece mantıksız bir işlem. Mecburiyetten Dolar tutanlar böyle bir şey yapsa anlarım, ama hem dövizli mevduata gir hem de tersi pozisyon al akıl karı değil.

DCD (dual currency deposit), yani opsiyonlu döviz mevduat hesabı açanların zararları gerçek anlamda bir zarar da değil. Ana paranızı TL olarak hangi kurdan yatırdı iseniz o kurdan geri alıyorsunuz. Arada dolar değer kazanmış ise bu değer artışından yararlanamıyorsunuz.

Japonya’da ne olmuştu

Japonya’da olan skandallardan en ses getireni “sayısal” denilen opsiyonları içeren yapılandırılmış ürünler (structured products) idi. Japon Nikkei endeksi 15,000 seviyesinde iken pazarlanan bu ürünler Nikkei 10,000-12,000 arasına düştüğü takdirde aktif hale geçecek 18,000 seviyelerinden satılmış “put” opsiyolarını içeriyordu.

Bankerler Nikkei endeksinin 12,000’in altına düşme olasılığının çok az olduğu argümanını kullanarak pazarladılar. Opsiyon priminin hesaplandığı seviye yüksek olduğu için başlangıçtaki ödeme de büyüktü. Ama endeks belirlenen seviyelerin altına düşünce bir anda yatırımcı kendisini bankalara karşı borçlu durumda buldu ve %70-80’lere varan kayıplar oluştu.

Yorum bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s